Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından aylık olarak yayımlanan Reel Kesim Güven Endeksi (RGE), imalat sanayiinde faaliyet gösteren firmaların mevcut durum ve gelecek beklentilerini ölçen önemli bir göstergedir. Son beş yıllık dönemde sektörel bazda RGE verileri, ekonominin farklı dinamiklerini yansıtan çarpıcı değişimler göstermiştir. 2020-2025 arasında; pandemi, enflasyonist baskılar, kur dalgalanmaları ve jeopolitik gelişmeler sektörel güveni farklı şekillerde etkilemiştir. Bu haberde, TCMB verileri ışığında, imalat sanayiinin alt sektörlerindeki RGE değişimlerini, en çok artış ve düşüş yaşayan alanları analiz ediyoruz.
En Fazla Güven Artışı Yaşayan Sektörler
2020'nin ilk çeyreğinden 2025'in ilk çeyreğine kadar geçen beş yılda, RGE'de en belirgin artış "Diğer Ulaşım Araçları" sektöründe (gemi, tren, uçak) görülmüştür. Sektör, özellikle savunma sanayii yatırımları ve ihracat siparişleri sayesinde güven endeksini yaklaşık 25 puan yükseltmiştir. İkinci sırada "Kimyasal Ürünler" sektörü (20 puan artış) yer alırken, onu "Ana Metal Sanayii" (çelik, alüminyum) takip etmiştir. Bu sektörlerdeki artışta, küresel talep canlanması, ihracat pazarlarındaki büyüme ve kapasite kullanım oranlarındaki yükseliş etkili olmuştur.
En Fazla Güven Kaybı Yaşayan Sektörler
Endeksteki en büyük düşüş ise "Tekstil Ürünleri" sektöründe yaşanmıştır. Beş yılda RGE'si 18 puan gerileyen tekstil sektörü, artan maliyetler, Çin rekabeti ve Avrupa talebindeki daralma nedeniyle zorlanmıştır. "Giyim Eşyası" ve "Deri Ürünleri" de benzer bir eğilim sergilemiştir. Ayrıca "Mobilya" sektörü de konut krizine bağlı talep düşüşü ve hammadde fiyatlarındaki artışla RGE'sini 12 puan kaybetmiştir. Bu sektörlerdeki güvensizliğin temel nedenleri arasında yüksek enflasyon, faiz oranları ve döviz kuru istikrarsızlığı sayılabilir.
Beklentiler ve Genel Değerlendirme
2025 yılı başında yapılan anketler, sektörel RGE'nin genel olarak 105-110 bandında dengelenmeye başladığını göstermektedir. Mevsimsel düzeltilmiş RGE, Mart 2025'te bir önceki aya göre 1,2 puan artarak 109,8 seviyesine yükselmiştir. Yıl sonu beklentileri, enflasyondaki düşüş trendi ve faiz indirimi beklentisiyle bir miktar iyimserdir. Ancak jeopolitik riskler ve küresel ticaretteki korumacılık, sektörel ayrışmaları derinleştirebilir. Türkiye'nin imalat sanayii için yapısal dönüşüm ve katma değerli üretim, sürdürülebilir güven artışında anahtar rol oynayacaktır.