Türk savunma sanayii, dijital dönüşümle birlikte yeni bir uzmanlık çağına adım atıyor. Türk Uçak Sanayii Anonim Ortaklığı (TUSAŞ), geliştirme çalışmalarını sürdürdüğü projelerde dijital uzman kadrolarını genişletiyor. Bu kapsamda, yapay zeka, siber güvenlik ve veri analitiği alanlarında onlarca yeni mühendis ve uzmanın istihdam edilmesi planlanıyor. Doç. Dr. Kenan Bölükbaş, konuya ilişkin değerlendirmelerinde, dijitalleşmenin savunma sanayiinde rekabet gücünü artırmak için kritik olduğunu vurguladı.
Dijital uzman kadroları genişliyor
TUSAŞ, özellikle insansız hava araçları (İHA) ve milli muharip uçak (MMU) projelerinde dijital yetkinliklere odaklanıyor. Şirket, son üç yılda dijital ekiplerini yüzde 40 oranında büyüttü. Yapay zeka tabanlı görüntü işleme, otonom navigasyon ve siber savunma sistemleri üzerinde çalışan uzmanlar, projelerin kritik aşamalarında görev alıyor. Bölükbaş, “Türkiye’nin savunma sanayiinde teknolojik bağımsızlık hedefi, dijital yeteneklerle doğrudan ilişkili” dedi.
Eğitim ve iş birliği ön planda
Dijital uzman ihtiyacını karşılamak için üniversitelerle ortak programlar yürütülüyor. TUSAŞ, ODTÜ, İTÜ ve Bilkent Üniversitesi gibi kurumlarla yapay zeka ve siber güvenlik alanında lisansüstü programlar başlattı. Ayrıca, şirket içi eğitim platformuyla mevcut çalışanların dijital becerileri güncelleniyor. Bu girişimler, sektördeki insan kaynağı açığını kapatmayı hedefliyor.
Sektörde dönüşüm hızlanıyor
Savunma sanayii genelinde, dijital dönüşüm yalnızca TUSAŞ ile sınırlı değil. ASELSAN, Roketsan ve Havelsan gibi firmalar da benzer adımlar atıyor. Tüm projelerde dijital ikiz, simülasyon ve büyük veri analizi gibi teknolojiler kullanılıyor. Bölükbaş, “Dijital uzmanlık, savunma sistemlerinin etkinliğini ve güvenilirliğini artırıyor” ifadesini kullandı. Bu dönüşüm, Türkiye’nin savunma ihracatında da avantaj sağlaması bekleniyor.
Türkiye’nin savunma sanayiindeki dijital dönüşüm hamlesi, küresel rekabette ülkeyi bir adım öne taşıyabilir. Ancak nitelikli insan kaynağının sürdürülebilirliği, uzun vadeli başarı için belirleyici olacak. Doç. Dr. Bölükbaş’ın da belirttiği gibi, teknolojik bağımsızlık için dijital yeteneklere yatırım yapmak bir tercih değil, zorunluluk.