Tutuklanan AKP'li gazeteci Cem Küçük'ün soruşturma dosyasına giren WhatsApp yazışmaları, eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ve AKP Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu'nun, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alındığı 19 Mart 2025 tarihinde İBB'ye kayyım olarak atanması için toplantılar yaptığı iddiasını gündeme getirdi. İddialara göre, Karaismailoğlu, İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla eş zamanlı olarak belediyenin yönetimini devralmak üzere planlar yürüttü.
İddiaların Perde Arkası
Soruşturma dosyasına yansıyan yazışmalarda, Cem Küçük ile dönemin Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu arasında geçen mesajlaşmaların, kayyım atamasına ilişkin önceden bilgi sahibi olunduğunu ve hazırlık yapıldığını gösterdiği öne sürülüyor. İddiaya göre, Karaismailoğlu, İmamoğlu'na yönelik operasyonun hemen ardından İBB'de görevlendirilmek üzere kendi ekibiyle toplantılar gerçekleştirdi. Bu toplantılarda, belediyenin kritik birimlerine atanacak isimlerin ve yapılacak icraatların masaya yatırıldığı belirtiliyor.
Yazışmaların İçeriği
Yazışmalarda, Karaismailoğlu'nun "İmamoğlu giderse biz hazır olalım" şeklinde ifadeler kullandığı ve Cem Küçük'ün de bu plana destek verdiği iddia ediliyor. Ayrıca, belediyenin bazı projelerinin durdurulması ve yeni yönetimle birlikte hangi yatırımların önceliklendirileceği konusunda da görüşmeler yapıldığı aktarılıyor. Bu mesajlaşmalar, soruşturmayı yürüten savcılık tarafından delil olarak dosyaya eklenmiş durumda.
Hukuki ve Siyasi Boyut
Bu iddialar, Türkiye'de yerel yönetimlere kayyım atanması uygulamasının demokratik meşruiyeti konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ana muhalefet partisi CHP, kayyım atamalarını "seçilmişlerin görevden uzaklaştırılması" olarak nitelendirirken, iktidar partisi ise bu adımların yargı kararlarıyla ve hukuki süreçlerle gerçekleştiğini savunuyor. Ancak bu kez, bir milletvekilinin doğrudan kayyım olarak atanmak üzere hazırlık yaptığı iddiası, siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı.
Karaismailoğlu'ndan Açıklama
Adil Karaismailoğlu, iddialara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak yakın çevresindeki kaynaklar, suçlamaların asılsız olduğunu ve yazışmaların bağlamından koparılarak abartıldığını öne sürdü. Cem Küçük'ün ise avukatları aracılığıyla, savunmasının ilerleyen günlerde yapılacağı ve dosyadaki tüm delillere itiraz edileceği bildirildi.
Toplumsal Tepkiler ve Beklentiler
Gelişme, İstanbul başta olmak üzere birçok ilde protestolara neden olurken, sosyal medyada da geniş yankı buldu. İBB'ye kayyım atanmasının, İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla bağlantılı olarak planlandığı yönündeki iddialar, kamuoyunda "seçilmiş belediye başkanlarına yönelik hukuki süreçlerin siyasi amaçlı kullanıldığı" algısını güçlendirdi. Uzmanlar, bu tür iddiaların yargı sürecinde netliğe kavuşması gerektiğini, ancak demokratik hukuk devleti ilkesi gereği şeffaflığın önemine dikkat çekiyor.
Değerlendirme
Bu iddialar, Türkiye'de yerel yönetimlerin merkezi hükümetle olan ilişkisinde yeni bir kırılma noktası olabilir. Eğer iddialar doğrulanırsa, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınmasında yargı kararlarının gölgesinde siyasi planlamaların yapıldığı yönündeki şüpheler güçlenecektir. Ancak hukukun üstünlüğü gereği, tüm delillerin mahkemede tartışılması ve kararın bağımsız yargı tarafından verilmesi esastır. Bu süreç, Türkiye'nin demokratik olgunluğu açısından da önemli bir sınavdır.