Rusya-Ukrayna savaşında askeri tırmanış ve diplomatik girişimler eş zamanlı hız kazandı. Rusya'nın Kiev'deki Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) binasını insansız hava aracıyla (İHA) hedef almasının ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy misilleme yapılacağını duyurdu. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve eski başkan danışmanı Jared Kushner'ın Moskova'ya gideceği bildirildi. Böylece sahada şiddet artarken, diplomatik kanallar da açık tutulmaya çalışılıyor.
Kiev'de İHA saldırısı: SBU binası hedef alındı
Rusya, Kiev'deki Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) binasına İHA ile saldırı düzenledi. Saldırıda can kaybı ya da yaralanma olup olmadığı henüz netleşmedi. Ukrayna makamları, saldırının sivil altyapıyı da tehdit ettiğini belirterek uluslararası toplumu Rusya'ya karşı daha sert önlem almaya çağırdı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, saldırının ardından yaptığı açıklamada misilleme yapacaklarını söyledi. Zelenskiy, "Rusya'nın her eylemine karşılık vereceğiz. Bu saldırıların bedelini ödeyecekler" ifadelerini kullandı. Ukrayna ordusunun, Rusya'nın işgal ettiği bölgelerdeki askeri hedeflere yönelik operasyonlarını yoğunlaştırması bekleniyor.
Diplomatik trafik: Witkoff ve Kushner Moskova'ya gidiyor
ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve eski başkan danışmanı Jared Kushner'ın Moskova'ya gideceği öğrenildi. Ziyaretin amacı, Rusya-Ukrayna savaşında ateşkes ve barış müzakereleri için zemin yoklamak. Witkoff ve Kushner'ın Rus yetkililerle bir araya gelerek olası bir barış planını ele alacağı belirtiliyor.
ABD yönetiminden yapılan açıklamada, "Başkan Trump, savaşın sona ermesi için diplomatik çözümlere öncelik veriyor. Witkoff ve Kushner, Moskova'da temaslarda bulunarak taraflar arasında diyalog kanallarını açık tutmayı amaçlıyor" denildi. Ancak Rusya'nın saldırılarına devam etmesi, diplomatik çabaların ne kadar sonuç vereceği sorusunu gündeme getiriyor.
Savaşın seyri ve uluslararası tepkiler
Rusya-Ukrayna savaşı 2022'den bu yana devam ediyor. Son aylarda Rusya, Ukrayna'nın enerji altyapısına ve askeri tesislerine yönelik saldırılarını artırdı. Ukrayna ise Batı'dan aldığı silahlarla karşılık veriyor. BM ve AB, Rusya'nın saldırılarını kınayarak ateşkes çağrısını yineledi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "Rusya'nın saldırganlığı kabul edilemez. Ukrayna'nın yanındayız" dedi.
ABD'nin diplomatik girişimi, Trump yönetiminin savaşı sonlandırma çabalarının bir parçası. Witkoff ve Kushner'ın Moskova ziyareti, Trump'ın seçim kampanyasında vaat ettiği "savaşı bitirme" söylemini hayata geçirme çabası olarak yorumlanıyor. Ancak Rusya'nın saldırılarını sürdürmesi, bu çabaların önündeki en büyük engel.
Barış müzakereleri için zorlu süreç
Uzmanlar, diplomatik temasların olumlu bir adım olduğunu ancak tarafların pozisyonlarının hâlâ uzlaşmaz olduğunu belirtiyor. Rusya, işgal ettiği topraklardan çekilmeye yanaşmazken; Ukrayna, toprak bütünlüğünün korunmasını şart koşuyor. Bu nedenle Witkoff ve Kushner'ın Moskova'da ne gibi somut sonuçlar elde edeceği belirsizliğini koruyor.
Öte yandan savaşın insani boyutu her geçen gün ağırlaşıyor. Binlerce sivil hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Uluslararası kuruluşlar, insani yardımların artırılması ve savaş suçlarının soruşturulması çağrısı yapıyor. Kiev'deki son saldırı, savaşın ne kadar kırılgan bir zeminde ilerlediğini gösteriyor.
Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna hem de Rusya ile diyalog kanallarını açık tutarak arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sık sık taraflara barış çağrısı yapıyor. Tahıl koridoru anlaşması gibi somut adımlarda Türkiye'nin katkısı oldu. Ancak kalıcı ateşkes için daha kapsamlı bir uluslararası mutabakat gerekiyor.
ABD'nin diplomatik hamlesi, savaşın gidişatını değiştirebilir mi? Şu an için zor görünüyor. Rusya, askeri hedeflerine ulaşmadan masaya oturmayacağını defalarca açıkladı. Ukrayna ise toprak tavizine yanaşmıyor. Bu koşullarda Witkoff ve Kushner'ın Moskova ziyareti, sembolik bir adım olarak kalabilir. Yine de savaşın gölgesinde yürütülen her diplomatik çaba, barış umudunu canlı tutuyor. Zira savaşın bedelini en çok siviller ödüyor ve çözüm için tek yol müzakere masası gibi görünüyor.