Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, sanayi üretimi Nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 artarak Ağustos 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Mart ayında İran'da yaşanan savaşın tedarik zincirlerinde yarattığı daralma sonrası üretimde görülen güçlü toparlanma, ekonominin ivme kazandığına işaret ediyor. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endeks ise aylık bazda yüzde 1,2 yükseldi.
İran savaşının gölgesinde Mart düşüşü
Mart ayında İran ile komşu ülkeler arasındaki askeri çatışmaların derinleşmesi, başta otomotiv ve kimya olmak üzere birçok sektörde ara malı tedarikini sekteye uğratmıştı. Bu dönemde sanayi üretimi aylık yüzde 2,1 daralırken, yıllık artış hızı da yüzde 3,4'te kalmıştı. Nisan verileri, çatışmanın etkilerinin hafiflemesi ve alternatif tedarik kanallarının devreye girmesiyle üretimin hızla toparlandığını gösteriyor. Özellikle imalat sanayiinde yıllık yüzde 7,2'lik artış dikkat çekiyor.
Sektörlerdeki durum
Nisan ayında sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, imalat sanayii üretimi yıllık yüzde 7,2, madencilik ve taşocakçılığı yüzde 4,1, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ise yüzde 2,5 arttı. Dayanıklı tüketim malları üretimindeki yıllık yüzde 9,8'lik artış, iç talebin güçlendiğine işaret ederken, sermaye malları üretimindeki yüzde 6,2'lik yükseliş yatırım eğiliminin devam ettiğini ortaya koyuyor. Ara malı üretimi ise yüzde 5,4 arttı.
Ekonomik büyümeye katkı
Sanayi üretimindeki bu güçlü artış, ikinci çeyrek büyüme rakamlarına da olumlu yansıyacak. Üretim miktarındaki genişleme, işsizlik oranının düşmesine ve ihracatın artmasına da katkı sağlıyor. Ancak enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasının sürmesi, faizlerin yüksek seyretmesi üretim maliyetlerini artırıcı etki yapıyor. Önümüzdeki aylarda küresel talepteki yavaşlama ve jeopolitik risklerin üretim üzerindeki etkileri yakından izlenecek.
İran'daki savaş sonrası yeniden dengelenme süreci hızlı olsa da, Orta Doğu'daki belirsizlikler enerji ve hammadde fiyatlarında oynaklığa neden olmaya devam ediyor. Türkiye'nin bu ortamda üretimini artırması, ekonominin dış şoklara karşı dirençli olduğunu gösteriyor. Sanayi üretimindeki bu trendin sürmesi, istihdam ve büyüme için kritik önem taşıyor.