Deniz Göktaş isimli komedyenin İstanbul'daki gösterisinde dini değerlere yönelik kullandığı ifadeler, sahneye iki farklı Başarır'ı çıkardı: Kur'an'a saygısızlık yapılırken 'mizah özgürlüğü' diyen ancak Alevi vatandaşlara yönelik bir espriyi 'rezillik' olarak niteleyen CHP'li başkanvekili, sosyal medyada tepki çekti. Olay, Türkiye'de ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki ince çizgiyi yeniden tartışmaya açtı.
Kur'an'a küfür 'mizah', Alevi esprisi 'rezillik'
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Göktaş'ın geçtiğimiz hafta sonu sahnelediği tek kişilik gösteride, Kur'an-ı Kerim'in bazı ayetlerini alaya alması ve ardından Alevi inancına yönelik bir espri yapması, salonda bulunan bazı izleyiciler tarafından kınandı. Göktaş, ilk bölümde dini metinleri tiye alırken salondan alkış alırken, Alevi kesime yönelik sözleri 'rezillik' diye değerlendirildi. CHP Trabzon Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Başarır ise aynı sahnenin iki farklı yorumunu yaparak kendi tabanında bile sorgulanmaya başlandı.
İki yüzlü tavır sosyal medyada infial yarattı
Başarır'ın konuya ilişkin açıklamaları, Twitter'da kısa sürede trend topic oldu. Bazı kullanıcılar "Kur'an'a hakaret eden komedyene 'mizah' diyen Başarır, aynı kişinin Alevilere yaptığı espriye 'rezillik' diyor. Bu nasıl bir çifte standart?" şeklinde tepki gösterdi. Olayın ardından Göktaş, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda sözlerinin bağlamından koparıldığını savundu. Ancak Başarır'ın sessiz kalması, eleştirilerin odağındaki isim haline gelmesine yol açtı.
İfade özgürlüğü ve nefret söylemi tartışması
Türkiye'de sanat ve ifade özgürlüğü sınırları, zaman zaman bu tür olaylarla test ediliyor. 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre, toplumun %72'si dini değerlerle dalga geçilmesini ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmiyor. Öte yandan, Alevi vatandaşlara yönelik esprilerin de benzer şekilde tartışmalı olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, bir kesime yönelik nefret söylemi ile diğerine özgürlük tanımanın demokrasiyle bağdaşmadığını vurguluyor. Başarır'ın bu iki olay karşısındaki farklı tutumu, siyasi duruşunun sorgulanmasına neden oldu.
Bağımsız yorumculara göre, bu tür çelişkili yaklaşımlar, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmekten başka işe yaramıyor. Herkes için eşit ifade özgürlüğü ilkesi benimsenmedikçe, benzer skandalların yaşanması kaçınılmaz görünüyor.