Sağlık emekçilerinin atama bekleyişi sürerken, geçen yıla göre sağlık personeli sayısındaki artışın yetersiz olduğu belirtiliyor. Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, Türkiye'nin sağlıkta insan gücü açısından OECD ülkelerinin gerisinde kaldığını vurgulayarak, "Sağlıkta gerçek başarı; istatistikleri parlatmakla değil, yurttaşın nitelikli sağlık hizmetine erişebilmesiyle ölçülür" dedi. Sağlık sendikaları, artan iş yüküne karşılık personel alımlarının yetersiz kaldığını ve mevcut personelin tükenmişlik yaşadığını dile getiriyor.
Personel Artışı İhtiyacı Karşılamıyor
Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre, geçen yıla kıyasla sağlık personeli sayısında bir artış olsa da bu artışın ihtiyacı karşılamadığı ifade ediliyor. Sendika temsilcileri, özellikle hekim, hemşire ve yardımcı sağlık personeli açısından ciddi eksiklikler bulunduğunu belirtiyor. Dr. Derya Uğur, yaptığı açıklamada, "Sağlıkta insan gücü planlaması, nüfus artışı ve yaşlanan nüfusun ihtiyaçları doğrultusunda yapılmalı. Mevcut artış oranları, sağlık hizmetlerine olan talebi karşılamaktan uzak" diye konuştu.
OECD ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye, kişi başına düşen sağlık personeli sayısında geride kalıyor. Örneğin, bin kişiye düşen hekim sayısı OECD ortalamasının altında. Hemşire sayısında da benzer bir tablo söz konusu. Bu durum, özellikle kırsal bölgelerde ve devlet hastanelerinde hizmet kalitesini olumsuz etkiliyor.
Atama Bekleyen Sağlıkçılar
Sağlık emekçileri, yıllardır atama bekliyor. Mezun olan binlerce sağlık personeli, kadro verilmediği için işsizlikle mücadele ediyor. Sendikalar, hükümete çağrıda bulunarak acil atama yapılmasını talep ediyor. Dr. Uğur, "Atama bekleyen sağlıkçıların varlığı, aslında potansiyel bir güç. Bu gücü harekete geçirmek yerine, mevcut personelin üzerindeki yükü artırmak sürdürülebilir değil" dedi.
Öte yandan, sağlıkta şiddet olayları da personel üzerinde ek bir stres kaynağı. Son dönemde artan şiddet olayları, sağlık çalışanlarının motivasyonunu düşürüyor ve meslekten uzaklaşmalara neden oluyor. Sendikalar, şiddetin önlenmesi için daha etkili yasal düzenlemeler ve güvenlik önlemleri alınması gerektiğini vurguluyor.
Çözüm Önerileri ve Beklentiler
Sağlık sendikaları, personel açığının kapatılması için kapsamlı bir insan gücü planlaması yapılması gerektiğini belirtiyor. Bu planlamanın; nüfus projeksiyonları, bölgesel ihtiyaçlar ve hizmet standartları doğrultusunda şekillendirilmesi öneriliyor. Ayrıca, sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi, çalışma koşullarının düzeltilmesi ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi de talep ediliyor.
Dr. Derya Uğur, "Sağlıkta gerçek başarı; istatistikleri parlatmakla değil, yurttaşın nitelikli sağlık hizmetine erişebilmesiyle ölçülür. Bunun için de yeterli sayıda, iyi eğitimli ve motivasyonu yüksek sağlık personeline ihtiyaç var" şeklinde konuştu.
Hükümet kanadından ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak Sağlık Bakanlığı'nın önümüzdeki dönemde yeni atamalar yapacağı yönünde beklentiler var. Sendikalar, atamaların bir an önce gerçekleştirilmesi ve sayının ihtiyaca göre belirlenmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye'de sağlık hizmetlerinin kalitesi, son yıllarda yapılan yatırımlarla artmış olsa da personel yetersizliği, bu kalitenin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Pandemi döneminde sağlık çalışanlarının özverili çalışmaları takdir toplamıştı; ancak artan iş yükü ve tükenmişlik, sağlık sisteminin geleceği açısından endişe verici. Uzmanlar, sağlıkta insan gücü planlamasının uzun vadeli ve katılımcı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtiyor.