İsrail'de 1988'den bu yana ilk kez zamanında gerçekleştirilen genel seçimlerde sandıklar kapandı ve gözler sonuçlara çevrildi. İlk sandık çıkış anketleri, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iktidarını koruma ihtimalinin zayıfladığını ortaya koydu. Seçim yasaklarının sona ermesinin ardından yayınlanan anketler, Likud Partisi'nin beklenenin altında kalacağını gösterirken, Netanyahu'nun son çare olarak oy verme işleminin sona ermesine bir saat kala bir alışveriş merkezinde megafonla oy dilenmesi dikkatlerden kaçmadı.
Seçim Sonuçları ve İlk Tepkiler
İsrail'in 120 üyeli Knesset'i için yapılan seçimlerde, sandık çıkış anketleri Netanyahu liderliğindeki Likud'un 30 civarında sandalye kazanacağını, ancak sağ blokun toplamda çoğunluğu elde edemeyebileceğini işaret ediyor. Ana muhalefet partisi Yesh Atid'in lideri Yair Lapid'in ise merkez sol blokla birlikte hükümet kurma şansını artırdığı belirtiliyor. Netanyahu'nun koalisyon ortakları arasında yer alan aşırı sağcı partilerin de oy kaybettiği öne sürülüyor. Bu tablo, 12 yıldır iktidarda olan Netanyahu için ciddi bir hüsran olarak yorumlanıyor.
Megafonla Oy Dileme Görüntüleri
Seçim günü akşam saatlerinde, Netanyahu'nun destekçileriyle birlikte bir alışveriş merkezinde görüldüğü ve megafonla vatandaşlara oy verme çağrısı yaptığı öğrenildi. Görgü tanıklarına göre, Netanyahu'nun "Oy verin, geleceğinizi kurtarın" gibi sloganlar attığı ve çevredeki insanlarla tek tek ilgilendiği belirtildi. Bu görüntüler sosyal medyada hızla yayılırken, muhalefet kanadı Netanyahu'nun "panik halinde" olduğunu savundu. Likud Partisi'nden yapılan açıklamada ise bu ziyaretin "seçmenlere teşekkür" amacıyla gerçekleştirildiği ifade edildi.
Seçim yasaklarının kalkmasının ardından yayınlanan anketler, Netanyahu'nun uzun süredir iktidarda kalmasını sağlayan sağ blokun bu kez çoğunluğu sağlayamayabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, Arap partilerinin birleşik liste ile girmesi ve sol blokun oylarını artırmasının Netanyahu'nun aleyhine işlediğini belirtiyor. Ayrıca, yolsuzluk davaları nedeniyle zor günler geçiren Netanyahu'nun seçim sonrası dokunulmazlığını kaybedebileceği ve yargı sürecinin hızlanabileceği konuşuluyor.
Arka Plan: İsrail'de Seçim Geleneği ve Netanyahu Dönemi
İsrail'de 1988'den bu yana ilk kez seçimlerin zamanında yapılması, ülkenin siyasi istikrarsızlığına bir ara verme çabası olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda sık sık erken seçime gidilmesi ve koalisyon hükümetlerinin kısa ömürlü olması, İsrail siyasetinde bir kriz olarak görülüyordu. Netanyahu, 2009'dan bu yana kesintisiz olarak başbakanlık yapıyor ve ülkenin en uzun süre görevde kalan liderlerinden biri. Ancak hakkındaki yolsuzluk iddiaları ve pandemi yönetimi eleştirileri, popülaritesini erozyona uğrattı.
Seçim sonuçlarının kesinleşmesi için oyların sayımı sürüyor. Resmi sonuçların birkaç gün içinde açıklanması bekleniyor. Sandık çıkış anketleri kesin sonuç olmasa da, Netanyahu'nun iktidarı için kritik bir eşik olan 61 sandalyeye ulaşamayacağı yönünde güçlü sinyaller var. Muhalefet lideri Yair Lapid'in ise hükümet kurma çabalarına hız vereceği ve Arap partileriyle ittifak arayışına girebileceği ifade ediliyor.
Uluslararası kamuoyu da seçim sonuçlarını yakından takip ediyor. ABD yönetimi, İsrail ile ilişkilerin her koşulda güçlü kalacağını vurgularken, Filistin yönetimi ise Netanyahu'nun yenilgisinin barış sürecine olumlu yansıyabileceğini umuyor. Avrupa Birliği'nden yapılan açıklamada, seçimlerin demokratik olgunluk içinde geçmesi temenni edildi.
Sonraki Adımlar ve Olası Senaryolar
Seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin'in partilerle istişare sürecini başlatması bekleniyor. Rivlin, hükümet kurma görevini öncelikle en çok sandalye kazanan parti liderine verecek. Ancak koalisyon müzakerelerinin zorlu geçmesi ve yeni bir seçim ihtimalinin masada olması da olasılıklar arasında. Netanyahu'nun oy dilenme görüntüleri ise seçim tarihine damga vuran sembolik anlardan biri olarak kayıtlara geçti.
İsrail siyaseti, bu seçimle birlikte yeni bir dönemece girebilir. Netanyahu'nun 12 yıllık iktidarının sona ermesi, Orta Doğu dengelerini de etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak kesin sonuçlar açıklanmadan büyük çaplı yorumlardan kaçınmak gerekiyor. Sandık çıkış anketlerinin yanıltıcı olabileceği ve sonuçların birkaç puan farkla değişebileceği unutulmamalı.