Şanlıurfa'dan yaklaşık 600 kilometre yol kat ederek Kayseri'nin Yeşilhisar ilçesine gelen mevsimlik tarım işçileri, yılın 7 ayı boyunca sabah 05.00'te tarlada mesaiye başlıyor. Yoğun ve zorlu çalışma koşullarına rağmen işçiler, geçimlerini sağlamak için bu döngüyü yıllardır sürdürüyor. Her yıl nisan ayında başlayan yolculuk, ekim ayına kadar devam ediyor.
Yolculuk ve Varış
İşçiler, Şanlıurfa'nın çeşitli köylerinden otobüslerle yola çıkıyor. Yaklaşık 8-9 saat süren yolculuğun ardından Yeşilhisar'a ulaşıyorlar. Burada kendilerine ayrılan barakalarda kalıyorlar. Her baraka genellikle 8-10 kişiyi ağırlıyor. Sabah ezanıyla birlikte uyanan işçiler, kahvaltılarını yapıp tarlaya gidiyor. Özellikle pancar, şeker pancarı ve sebze hasadında yoğun olarak çalışan işçiler, günde 10-12 saat mesai yapıyor.
Çalışma Koşulları
Yaz aylarında sıcaklığın 40 dereceyi bulduğu Yeşilhisar'da işçiler, güneş altında zorlu bir mesai harcıyor. Kadın ve çocuk işçiler de tarlalarda yer alıyor. Bir işçi günlük ortalama 250-300 lira kazanıyor. Ancak bu kazanç, yılın sadece 7 ayı var. Kış aylarında ise işsiz kalıyorlar. Sağlık sorunları da cabası; güneş çarpması, sırt ağrıları ve solunum yolu hastalıkları sık görülüyor.
Ekonomik Zorunluluk
İşçiler, mevsimlik tarım işçiliğini bir tercih olarak değil, bir zorunluluk olarak görüyor. Şanlıurfa'da tarım arazilerinin yetersiz olması, işsizlik oranının yüksekliği ve geçim sıkıntısı, çoğu aileyi mevsimlik işçiliğe itiyor. İşçilerden Ali Yılmaz, "Köyde iş yok. Ekinlerden para kazanamıyoruz. Burada 7 ay çalışıp kışın birikmiş paramızla geçiniyoruz. Zor ama başka çaremiz yok" diyor.
Mevsimlik tarım işçiliği, Türkiye'de yıllardır devam eden bir döngü. Yasal düzenlemeler ve sosyal güvence eksiklikleri, bu işçilerin kırılganlığını artırıyor. İşçilerin barınma, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçları genellikle karşılanmıyor. Uzmanlar, bu alanda daha kapsamlı sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Mevsimlik işçiliğin tarım sektörü için hayati önem taşımasına rağmen, çalışanların insan onuruna yakışır koşullarda yaşama hakkı göz ardı edilmemelidir.