Rusya ve Ukrayna, yaklaşık iki yıldır süren savaşın giderek ağırlaşan ekonomik yükü altında ezilirken, her iki ülke de cephedeki askeri operasyonları finanse etmek için yeni kaynak arayışlarına yöneldi. Rusya'da hükümet, vatandaşların bankalarda tuttuğu devasa mevduatları tartışmaya açarken, Ukrayna ise Avrupa Birliği'nden ordunun fon ihtiyacını karşılamak için gelecek yılın yardımlarından erken ödeme talep etti. Savaşın getirdiği ekonomik yük, her iki ülkenin de mali politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Moskova'nın Kaynak Arayışı ve 68 Trilyon Rublelik Mevduat
Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Batılı ülkeler tarafından uygulanan benzeri görülmemiş yaptırımlar, ülke ekonomisini zor durumda bırakmıştı. Savunma harcamalarının hızla artması, bütçe açığını büyütürken, Kremlin yeni gelir kaynakları bulmak zorunda. Moskova'daki yetkililer, vatandaşların bankalarda tuttuğu yaklaşık 68 trilyon rublelik (yaklaşık 750 milyar dolar) mevduatın savaşın finansmanında kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyor.
Uzmanlara göre, bu tür bir adım, Rusya için hem politik hem de ekonomik açıdan riskli. Rusya Merkez Bankası'nın verilerine göre, mevduatların büyük bir kısmı döviz cinsinden tutuluyor ve bu fonlara devlet tarafından el konulması ya da zorunlu dönüşüm uygulanması, rublenin değerini daha da düşürebilir. Ancak Kremlin, Batı yaptırımlarının uzun vadede devam edeceği ve enerji gelirlerinin düşüşe geçtiği bir ortamda, alternatif finansman yollarına yönelmekten başka çaresi olmadığını düşünüyor.
Rusya Maliye Bakanlığı, 2024 yılı için savunma ve güvenlik harcamalarını toplam bütçenin yaklaşık yüzde 40'ına çıkarmayı planlıyor. Bu oran, Soğuk Savaş döneminden bu yana en yüksek seviye olarak dikkat çekiyor. Bütçe açığı ise beklentilerin üzerinde büyürken, hükümetin iç borçlanmaya ve yabancı yatırımcıları yeniden çekmeye yönelik adımlar atması bekleniyor.
Ukrayna'nın Erken Destek Talebi
Ukrayna cephesinde ise durum daha da kritik. Savaşın sürdürülebilirliği büyük ölçüde Batılı müttefiklerin mali desteğine bağlı olan Kiev, ordunun maaş ve lojistik giderlerini karşılamak için Avrupa Birliği'nden gelecek yıl için planlanan 23 milyar Euro'luk yardımın şimdiden ödenmesini istedi. Ukrayna Başbakanı Denys Shmyhal, bu fonun acil olduğunu belirterek, “Mali disiplinimizi sürdürmemize rağmen savaşın maliyetleri beklentilerimizi aşıyor. Avrupa Birliği'nin dayanışma göstermesi şart” ifadelerini kullandı.
Ukrayna hükümeti, 2024 yılı için yaklaşık 60 milyar dolarlık mali açık öngörüyor. Bu açığın kapatılması için dış yardımın yanı sıra iç kaynakların da seferber edilmesi gerekiyor. Ülkede daha önce birkaç kez kemer sıkma politikaları uygulanmış, ancak savaşın yol açtığı tahribat ekonomiyi zorluyor. Avrupa Komisyonu'nun önerdiği 50 milyar Euro'luk uzun vadeli yardım paketi ise henüz tam olarak onaylanmadı; Macaristan'ın vetosuyla karşı karşıya kalan bu paketin onaylanması, Ukrayna için hayati önem taşıyor.
Ukrayna'nın mali kaynak ihtiyacı, sadece askeri harcamalarla sınırlı değil. Ülke aynı zamanda uluslararası destekle yönetilen bütçesini, emekli maaşları, sağlık hizmetleri ve eğitim gibi temel alanlarda da finanse etmek zorunda. Savaş nedeniyle vergi gelirleri düşerken, milyonlarca insanın işsiz kaldığı bir ortamda, Kiev'in mali sürdürülebilirliği her zamankinden daha kırılgan görünüyor.
Hem Rusya hem de Ukrayna'daki bu gelişmeler, savaşın sadece cephede değil, ekonomik alanda da kazanıldığını ortaya koyuyor. Her iki ülke de, çatışmanın devam etmesi halinde toplumsal desteğin zayıflayabileceği ve iç huzursuzlukların artabileceği gerçeğiyle karşı karşıya. Bu durum, uluslararası toplumun arabuluculuğunda barış görüşmelerinin yeniden başlatılması için yeni bir zemin oluşturabilir.