İşgalci İsrail güçleri, Suriye'nin güneyindeki Kuneytra vilayetinde bazı köylere askeri araçlarla girerek evlerde arama yaptı ve başkent Şam'ın kırsalındaki bir bölgeyi topçu ateşiyle hedef aldı. Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde Kuneytra kırsalındaki birçok köyde İsrail askerlerinin varlığı tespit edildi. Askeri birlikler, köy sakinlerinin evlerinde kontrollü arama yaparken, zaman zaman silah sesleri de duyuldu. Öte yandan Şam'ın batı kırsalındaki mevzilere topçu atışları düzenlendiği, atışların hedef aldığı bölgede maddi hasar oluştuğu bildirildi. Saldırıda can kaybı olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama bulunmuyor.
Kuneytra'da askeri hareketlilik
İsrail ordusunun Kuneytra vilayetinin kuzey kesimindeki köylere yönelik operasyonu, bölgedeki gözlemcilere göre son yılların en kapsamlı kara harekatı olarak değerlendiriliyor. Görgü tanıkları, ana yolları kesen İsrail zırhlı araçlarının köy girişlerinde konuşlandığını ve askerlerin kontrol noktaları oluşturduğunu aktardı. Evlerde yapılan aramalarda, özellikle silah ve mühimmat saklandığına dair ihbarlar üzerine hareket edildiği öne sürülüyor. Bölge halkı, yaşananların ardından büyük korku ve panik içinde olduklarını, bazı ailelerin evlerini terk ettiğini ifade etti.
Kuneytra, 1974'te imzalanan Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması ile kurulan Birleşmiş Milletler gözetimindeki ayrışma bölgesinde yer alıyor. Ancak son yıllarda bölgedeki ateşkes ihlalleri sıklaşmış durumda. İsrail, İran destekli grupların ve Hizbullah'ın Suriye'deki varlığını gerekçe göstererek sık sık hava saldırıları düzenliyor. Kara operasyonları ise daha nadiren gerçekleşiyor ve bu tür girişimler bölgedeki gerginliği önemli ölçüde artırıyor.
Şam kırsalında topçu atışları
Şam'ın batısındaki kırsal alanlara yönelik topçu atışları ise sabah saat 09.00 sularında başladı. Yerel medya, atışların Deraa-Kuneytra karayolu üzerindeki bazı noktaları hedef aldığını, patlama seslerinin başkentte de duyulduğunu aktardı. Suriye devlet ajansı SANA, saldırının 'maddi hasara yol açtığını' ancak ölü veya yaralı bilgisi paylaşmadı. İsrail ordusu ise konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Bu saldırı, İsrail'in Suriye'deki İran varlığına yönelik operasyonlarının bir devamı olarak okunuyor. Ancak bu kez hedef alınan bölgelerin doğrudan askeri üsler olmaması, saldırının farklı bir amaca hizmet ettiği yorumlarına yol açıyor. Bazı analistler, bu harekatın, İsrail'in kuzey cephesinde Hizbullah ile yaşanan gerilimin bir uzantısı olduğunu ve mesaj verilmek istendiğini belirtiyor.
Bölgesel gerginlik artıyor
Olay, Suriye'deki iç savaşın yanı sıra İsrail'in Filistin'deki saldırılarının da gölgesinde gerçekleşiyor. Son haftalarda Gazze'de ateşkes görüşmeleri sürerken, Lübnan sınırında da çatışmalar yoğunlaşmış durumda. Bu tablo, Orta Doğu'da geniş çaplı bir çatışma riskini artırıyor. Suriye hükümeti, İsrail'in bu tür saldırılarını kınarken, uluslararası toplumun da sessizliğini eleştiriyor.
BM'nin bölgedeki gözlemci misyonu UNDOF, ihlallere ilişkin henüz bir açıklama yapmadı. Ancak kaynaklar, her iki tarafın da ateşkes hattında ihlallerde bulunduğunu belirtiyor. Rusya'nın Suriye'deki kuvvetleri ise olaylara dair temkinli bir tutum sergiliyor. Moskova yönetimi, daha önce İsrail'in operasyonlarını 'uluslararası hukukun ihlali' olarak nitelendirmiş, ancak doğrudan müdahaleden kaçınmıştı.
İsrail'in Suriye politikası
İsrail, uzun süredir Suriye topraklarında İran ve Hizbullah hedeflerine yönelik saldırılar düzenliyor. Bu kapsamda hava kuvvetleri, Şam ve çevresindeki askeri noktaları sık sık vuruyor. Ancak kara harekatı, stratejik açıdan farklı bir boyutu işaret ediyor. Uzmanlara göre İsrail, kara gücünü kullanarak sahadaki kontrolü artırmak ve karar alıcıları caydırmayı hedefliyor.
Kuneytra'daki operasyon, İsrail ordusunun bölgedeki istihbarat faaliyetlerinin bir parçası olarak da yorumlanabilir. Ev aramaları, muhtemel sızma girişimlerine karşı bilgi toplama amacı taşıyor. İsrail yönetimi, Suriye'deki kaos ortamının kendi güvenliğine tehdit oluşturduğunu savunuyor. Ancak bu tür eylemler, Suriye'nin egemenliğini ihlal ettiği gibi, bölgede yeni bir çatışmanın fitilini ateşleme riskini de barındırıyor.
Yaşananlar, hem Suriye halkı hem de bölge istikrarı açısından derin kaygı yaratıyor. İsrail'in uluslararası hukuku tanımadan gerçekleştirdiği operasyonlar, Orta Doğu'daki barış çabalarını baltalamakta. Suriye'nin yeniden inşası ve istikrarına katkı sağlamak isteyen tarafların, bu tür saldırılara karşı net ve kararlı bir tutum alması gerekiyor. Aksi halde toprak bütünlüğünün çiğnenmesi, bölgesel bir hesaplaşmanın habercisi olabilir.