Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmada kritik bir aşamaya gelindi. Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı otopsi raporunda, genç kızın vücudunda felç edici bir maddeye rastlandığı ve bu nedenle hareket edemeden öldürülmüş olabileceği belirtildi. 21 yaşındaki Kabaiş, 27 Eylül'de kaybolduktan 18 gün sonra Van Gölü kıyısında ölü bulunmuştu. Olay, ülke genelinde büyük yankı uyandırırken, aile ve kamuoyu adalet arayışını sürdürüyor.
Otopsi Raporundaki Ürkütücü Detaylar
Otopsi raporuna göre, Rojin Kabaiş'in akciğerlerinde su bulunmasına rağmen, vücudunda felç edici bir maddenin izlerine rastlandı. Raporda, bu maddenin genç kızın kaslarını felç ederek boğulmasını kolaylaştırmış olabileceği ifade edildi. Uzmanlar, bu tür maddelerin genellikle tıbbi gözetim altında kullanıldığını ve piyasada kolayca bulunamayacağını belirtiyor. Bu durum, olayın bir cinayet olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Soruşturma kapsamında, Kabaiş'in son görüştüğü kişiler ve telefon kayıtları mercek altına alındı.
Ailenin Adalet Arayışı
Rojin Kabaiş'in ailesi, otopsi raporunun ardından adli sürecin yakından takipçisi olduklarını belirtti. Baba Şevket Kabaiş, yaptığı açıklamada, "Kızımın katillerinin bulunmasını istiyoruz. Bu rapor, kızımın öldürüldüğünü gösteriyor. Yetkililerden somut adımlar bekliyoruz" dedi. Aile avukatı ise, raporun dosyaya eklenmesiyle birlikte soruşturmanın yönünün değiştiğini ve şüpheli sayısının artabileceğini söyledi. Olayın ardından Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürüyor.
Olayın Kronolojisi
Rojin Kabaiş, 27 Eylül'de üniversite yurdundan ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamamıştı. Ailesi ve arkadaşları, genç kızın kaybolmasıyla ilgili hemen sosyal medyada kampanya başlatmış, arama çalışmalarına katılmıştı. 18 gün süren aramanın ardından, 15 Ekim'de Van Gölü kıyısında Kabaiş'in cansız bedenine ulaşıldı. İlk belirlemelere göre, genç kızın boğulduğu düşünülüyordu. Ancak otopsi raporu, olayın bir cinayet olabileceğini ortaya koydu.
Uzman Görüşleri
Adli tıp uzmanları, felç edici madde kullanımının nadir görülen bir durum olduğunu ve bu tür vakalarda otopsi raporlarının büyük önem taşıdığını vurguluyor. Uzmanlar, "Vücutta felç edici bir madde tespit edilmesi, kurbanın kendi iradesiyle hareket edemediğini gösterir. Bu da cinayeti işaret eder" ifadelerini kullandı. Ayrıca, bu tür maddelerin ancak sağlık kuruluşları veya yasa dışı yollarla temin edilebileceğine dikkat çekiliyor.
Kamuoyunun Tepkisi
Rojin Kabaiş'in ölümü, Türkiye'de kadın cinayetlerine karşı duyarlılığın arttığı bir dönemde yaşandı. Sosyal medyada #RojinKabaiş etiketiyle binlerce paylaşım yapıldı, yürüyüşler düzenlendi. Kadın örgütleri, olayın aydınlatılması ve faillerin en ağır şekilde cezalandırılması için çağrıda bulundu. Ayrıca, Van Barosu da sürecin takipçisi olacağını duyurdu.
Soruşturmanın Seyri
Soruşturma kapsamında şu ana kadar gözaltına alınan olmadı. Ancak savcılık, Kabaiş'in son günlerine ilişkin kamera kayıtlarını ve tanık ifadelerini değerlendiriyor. Adli Tıp Kurumu'nun raporu, dosyanın seyrini değiştirdi. Olayın intihar mı yoksa cinayet mi olduğu sorusu, şimdi daha da önem kazandı. Aile, tüm gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve adaletin tecelli edeceğine inandıklarını belirtiyor.
Bu trajik olay, Türkiye'deki genç kadınların güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi. Yetkililerin, soruşturmayı titizlikle yürütmesi ve kamuoyunu aydınlatması bekleniyor. Rojin Kabaiş'in ailesi ve sevenleri, aradıkları adaletin bir an önce sağlanması için umutla bekliyor.