Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Nisan ayına ilişkin finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülükleri verilerini yayımladı. Verilere göre, reel sektörün net döviz pozisyonu açığı Mart ayına kıyasla 2,1 milyar dolar artarak 205,6 milyar dolara yükseldi. Bu, son dönemdeki en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. Açığın artışında, firmaların döviz cinsinden yükümlülüklerinin varlıklarından daha hızlı artması etkili oldu.
Varlık ve yükümlülüklerdeki değişim
TCMB'nin açıkladığı tabloya göre, finansal kesim dışındaki firmaların Nisan ayı sonu itibarıyla döviz varlıkları bir önceki aya göre %1,5 artarak 89,2 milyar dolar olurken, döviz yükümlülükleri %1,9 artışla 294,8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Böylece net döviz pozisyonu açığı 205,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Varlıklardaki artışta, ihracat gelirlerinin ve döviz tevdiat hesaplarındaki yükselişin etkili olduğu belirtiliyor. Yükümlülükler tarafında ise özellikle uzun vadeli kredilerdeki artış dikkat çekiyor.
Sektörel dağılım
Net döviz pozisyonu açığı sektörler bazında incelendiğinde, en büyük açığın imalat sanayiinde olduğu görülüyor. İmalat sanayiinin net döviz açığı Nisan'da 185,4 milyar dolar olarak hesaplandı. Bunu 12,3 milyar dolarla enerji sektörü, 8,2 milyar dolarla inşaat sektörü izledi. Tarım ve hizmet sektörleri ise sırasıyla 3,1 milyar dolar ve 2,6 milyar dolar açık verdi. Sadece madencilik sektörü 1,2 milyar dolar net döviz fazlası veren sektör oldu.
Borçlanma yapısı
Firmaların döviz cinsinden borçları, vade yapısına göre incelendiğinde, kısa vadeli borçların 72,4 milyar dolar, uzun vadeli borçların ise 222,4 milyar dolar olduğu görülüyor. Toplam döviz yükümlülükleri içinde kısa vadeli borçların payı %24,6 seviyesinde. Uzun vadeli borçların ağırlıklı olarak bankalardan kullanılan kredilerden oluştuğu, kısa vadeli borçlarda ise ticari kredilerin öne çıktığı belirtiliyor. Döviz yükümlülüklerinin %63,7'si ABD doları, %24,1'i euro ve %12,2'si diğer döviz cinslerinden oluşuyor.
Ekonomik yansımalar
Reel sektörün net döviz pozisyonu açığının artması, kur riskini yönetmeyi zorlaştırabilir. Ekonomistler, yüksek döviz açığının özellikle TL'nin değer kaybettiği dönemlerde firmaların bilançolarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Ancak TCMB'nin uyguladığı makro ihtiyati tedbirler ve kur korumalı mevduat gibi enstrümanların bu riski sınırladığı ifade ediliyor. Öte yandan, ihracat gelirlerindeki artışın varlıkları desteklemesi, açığın daha da büyümesini engelleyebilir. Nisan ayı verileri, ekonominin döviz kırılganlığının devam ettiğini gösterirken, önümüzdeki aylarda cari denge ve sermaye akımlarındaki gelişmeler belirleyici olacak.