Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, reel kesimin döviz açığı Mayıs 2024'te 204,4 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam, önceki aya göre 1,8 milyar dolarlık artışı işaret ederken, yılbaşından bu yana da yaklaşık 10 milyar dolarlık yükselişe denk geliyor. Reel kesimin döviz pozisyonundaki bu değişim, özellikle ithalat faturalarındaki artış ve döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalarla ilişkilendiriliyor.
Döviz açığı artışında ithalat ve enerji faturası etkili
Sektörel bazda incelendiğinde, döviz açığının en fazla olduğu alanlar başta imalat sanayi olmak üzere, enerji ve hizmet sektörleri olarak öne çıkıyor. İmalat sektöründe döviz cinsinden borçlanma ve ithal girdi kullanımındaki artış, açığın büyümesinde başlıca rol oynadı. Enerji faturalarındaki yüksek seyir ise özellikle doğal gaz ve petrol ithalatına bağımlılığı artırarak döviz çıkışını hızlandırdı. Mayıs ayı verileri, cari işlemler açığı üzerinde de baskı oluştururken, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerindeki gelişmeler de yakından izleniyor.
Ekonomi yönetiminin adımları ve öngörüler
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası, döviz açığını dengelemek için çeşitli tedbirler uyguluyor. Kur korumalı mevduat uygulaması ve rezerv birikimine yönelik politikalar, döviz talebini yönetmeye çalışıyor. Uzmanlar, yılın ikinci yarısında turizm gelirleri ve ihracattaki artışın döviz açığının sınırlanmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ancak küresel belirsizlikler ve yurt içi talep, döviz açığının kısa vadede düşmesini zorlaştırabilir.
Reel kesimin döviz pozisyonu, özel sektörün yurt dışına olan yükümlülüklerine karşılık geliyor. 204,4 milyar dolarlık bu açık, Türkiye'nin toplam dış borç stoku içinde önemli bir paya sahip. Özellikle kısa vadeli döviz borçlarının vadesi geldiğinde döviz likiditesinde sıkışıklığa yol açabileceği endişesi, ekonomi yönetiminin gündeminde.
Merkez Bankası'nın açıkladığı verilere göre, reel kesimin döviz varlıkları 120,5 milyar dolar seviyesinde iken, döviz yükümlülükleri 324,9 milyar dolar. Bu durum, net döviz pozisyonunun eksi 204,4 milyar dolar olmasına neden oldu. Geçen yıl aynı dönemde net döviz pozisyonu eksi 195,6 milyar dolar düzeyindeydi. Yıllık bazda görülen 8,8 milyar dolarlık artış, döviz açığındaki bozulmanın devam ettiğini gösteriyor.
Ekonomistler, döviz açığının azaltılması için yapısal reformların ve ihracat odaklı büyüme politikalarının önemine dikkat çekiyor. Katma değeri yüksek ürünlerin ihracatının artırılması ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması öneriliyor. Ayrıca, döviz cinsinden borçlanan şirketlerin kur riskine karşı korunma araçlarına yönelmesi de açığın yönetilmesinde kritik rol oynayabilir.