Onkoloji Bölümünden Prof. Dr. Hakan Şat Bozcuk, obezite, hareketsizlik ve yanlış beslenmenin erkeklerde prostat kanseri riskini artırdığını söyledi. Bozcuk, hastalığın belirtileri ve korunma yöntemlerine ilişkin uyarılarda bulunarak erken tanının hayat kurtarıcı olduğunu vurguladı.
Prostat Kanserinde Risk Faktörleri
Prof. Dr. Hakan Şat Bozcuk, prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirterek, riski artıran üç temel faktörü obezite, hareketsizlik ve yanlış beslenme olarak sıraladı. Bozcuk, bu faktörlerin kontrol altına alınmasının hastalıktan korunmada kritik rol oynadığını ifade etti.
Obezitenin, vücutta yağ dokusunun artmasıyla hormonal dengenin bozulmasına yol açtığını anlatan Bozcuk, özellikle testosteron ve insülin benzeri büyüme faktörü seviyelerindeki değişimlerin prostat hücrelerinin aşırı çoğalmasını tetikleyebileceğini söyledi. Hareketsiz yaşamın ise metabolizmayı yavaşlatarak hem kilo alımını kolaylaştırdığını hem de bağışıklık sistemini zayıflattığını dile getirdi.
Yanlış beslenme alışkanlıklarına da değinen Bozcuk, doymuş yağlardan zengin, liften fakir ve işlenmiş gıdaların sık tüketildiği bir diyetin prostat kanseri riskini artırdığını belirtti. Bozcuk, sebze, meyve, tam tahıl ve omega-3 yağ asitlerinden zengin beslenmenin koruyucu etkisi olabileceğini sözlerine ekledi.
Belirtiler ve Erken Tanı
Prostat kanserinin erken evrede genellikle belirti vermediğini vurgulayan Prof. Dr. Bozcuk, hastalık ilerledikçe idrar yapmada zorluk, sık idrara çıkma, özellikle gece idrara kalkma, idrar akışında zayıflama, idrarda kan görülmesi, kemik ağrıları ve kilo kaybı gibi şikâyetlerin ortaya çıkabileceğini kaydetti. Bu belirtilerin başka hastalıklarla da karışabileceğini hatırlatan Bozcuk, bu tür yakınmaları olan erkeklerin vakit kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurması gerektiğini söyledi.
Erken tanı için 50 yaşından itibaren tüm erkeklere yıllık prostat muayenesi ve PSA testi önerildiğini belirten Bozcuk, ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanlar, obezite ile mücadele edenler ve hareketsiz yaşam sürenlerde taramalara 40-45 yaşında başlanabileceğini ifade etti. Bozcuk, “Erken evrede yakalanan prostat kanserinde tedavi başarı oranı çok yüksektir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir.” dedi.
Korunma Yolları
Prostat kanserinden korunmak için yaşam tarzı değişikliklerinin şart olduğunu belirten Prof. Dr. Bozcuk, şu önerilerde bulundu:
- Sağlıklı kiloyu koruyun; obeziteden kaçının.
- Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz yapın.
- Kırmızı et ve işlenmiş gıdaları sınırlayın.
- Sebze, meyve, baklagil ve tam tahıl tüketimini artırın.
- Sigara ve aşırı alkolden uzak durun.
- Düzenli sağlık kontrollerinizi aksatmayın.
Bozcuk, beslenmede domates, brokoli, lahana, ceviz, balık gibi gıdaların öne çıkarılmasının faydalı olabileceğini, ancak bunların tek başına kanseri önlemediğini, bir bütün olarak sağlıklı yaşamın esas olduğunu vurguladı.
Uzman Görüşü ve Toplumsal Farkındalık
Prostat kanserinin erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık ölüme yol açan kanser türü olduğunu hatırlatan Bozcuk, toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi. Hastalığın utanılacak bir yanı olmadığını, muayeneden kaçınmanın geç tanıya ve tedavi şansının azalmasına neden olduğunu belirtti.
Son yıllarda yapılan çalışmalar, obezite ve metabolik sendromun prostat kanseri riskini yaklaşık yüzde 20-30 oranında artırabileceğini gösteriyor. Hareketsiz yaşamın ise bu riski bağımsız olarak yükselttiği düşünülüyor. Bu nedenle uzmanlar, bireysel yaşam tarzı değişikliklerinin yanı sıra sağlık politikalarının da obezite ve hareketsizlikle mücadeleyi önceliklendirmesi gerektiğini belirtiyor.
Prof. Dr. Hakan Şat Bozcuk’un uyarıları, prostat kanseriyle mücadelede erken tanı kadar koruyucu önlemlerin de hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve kilo kontrolü, sadece prostat kanseri için değil, genel sağlık için de en etkili yatırımdır.