Prof. Dr. Osman Bektaş, Alman Jeobilimleri Araştırma Merkezi'nin (GFZ) Marmara Denizi'nde yaptığı son araştırmanın sonuçlarını değerlendirerek İstanbul depremiyle ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Jeolog Bektaş, GFZ verilerine göre Marmara Denizi'ndeki fay hatlarının beklenenden daha hareketli olduğunu ve bu durumun İstanbul'da büyük bir deprem riskini artırdığını öne sürdü. Bektaş, özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara segmentinde biriken gerilimin kritik seviyeye ulaştığını ve önümüzdeki 10 yıl içinde 7 ve üzeri büyüklüğünde bir depremin olası olduğunu iddia etti.
GFZ Araştırması Ne Diyor?
Alman Jeobilimleri Araştırma Merkezi (GFZ), Marmara Denizi'ndeki sismik aktiviteyi izleyen bir dizi sensör ve deniz tabanı gözlem istasyonu kurmuştu. Bu istasyonlardan elde edilen verilere göre, Marmara Denizi'ndeki fay hatlarında son yıllarda belirgin bir hareketlilik gözlemleniyor. GFZ raporu, özellikle Adalar Fayı ve Kumburgaz Fayı segmentlerinde gerilim birikiminin hızlandığını belirtiyor. Prof. Dr. Bektaş, bu verileri yorumlarken, 1999 İzmit depreminin ardından Marmara'da beklenen büyük depremin artık her an olabileceğini vurguladı. Bektaş, "GFZ'nin verileri, İstanbul'da 7.2 büyüklüğünde bir depremin 2030 yılına kadar gerçekleşme olasılığının %65 olduğunu gösteriyor" dedi.
İstanbul'un Hazırlık Durumu
İstanbul'un depreme hazırlık durumu ise tartışma konusu. Şehirdeki yapı stokunun büyük bir kısmının depreme dayanıklı olmadığı biliniyor. Özellikle Fatih, Zeytinburnu ve Kadıköy gibi ilçelerdeki eski binalar risk altında. Belediye verilerine göre, İstanbul'da 2000 yılı öncesinde inşa edilmiş yaklaşık 1.5 milyon konut bulunuyor. Bu binaların büyük bir kısmı deprem yönetmeliklerine uygun değil. Prof. Dr. Bektaş, "İstanbul'da kentsel dönüşüm çalışmaları yavaş ilerliyor. Deprem gelmeden şehrin hazır hale gelmesi mümkün görünmüyor" uyarısında bulundu.
Uzmanlardan Tepkiler
Bektaş'ın iddialarına bazı jeologlar temkinli yaklaştı. İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şerif Barış, GFZ verilerinin dikkate alınması gerektiğini ancak deprem tahminlerinin kesin olmadığını belirtti. Barış, "Depremleri önceden tahmin etmek mümkün değil, ancak olasılıkları belirleyebiliriz" dedi. Diğer yandan, AFAD yetkilileri, Marmara Denizi'ndeki sismik hareketliliğin rutin olduğunu ve panik yapılmaması gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Bektaş'ın iddiaları, siyasi çevrelerde de yankı uyandırdı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, hükümetin deprem hazırlıkları konusunda yeterli önlem almadığını savunarak, "Bektaş'ın uyarıları ciddiye alınmalı ve kentsel dönüşüm hızlandırılmalı" çağrısında bulundu.
Geçmiş Depremler ve Dersler
Marmara Bölgesi, tarih boyunca büyük depremler yaşadı. 1999 İzmit depremi 17 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. 2011 Van depremi ise 600'den fazla can aldı. Bu iki deprem de Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Prof. Dr. Bektaş, bu depremlerden ders alınmadığını, özellikle İstanbul'da yapı stokunun iyileştirilmesi için ivedi adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Bektaş'ın iddiaları, İstanbul depremi konusundaki endişeleri yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, depreme hazırlık çalışmalarının hızlandırılması ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi gerektiği konusunda hemfikir. Deprem gerçeğiyle yaşamak zorunda olan İstanbul, bir an önce gerekli önlemleri almalı.