DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, CHP hakkında verilen mutlak butlan kararına tepki gösterdi. Bakırhan, kararın “siyasi çoğulculuğa tahammülsüzlüğün yeni halkası” olduğunu belirterek, yargının siyaseti dizayn etme aracı haline getirildiğini savundu.
Bakırhan'dan mutlak butlan eleştirisi
Bakırhan, grup toplantısında yaptığı açıklamada, CHP’nin belirli bir dönemine ait işlemlerin mutlak butlanla iptal edilmesini hukuki değil siyasi bir müdahale olarak değerlendirdi. “Bu karar, sadece CHP’yi değil, tüm muhalefet partilerini hedef alan bir uygulamadır. Siyasi çoğulculuğu ortadan kaldırmaya yönelik bu adım, demokrasiye vurulmuş bir darbedir” dedi.
Yargının siyasallaşması endişesi
DEM Parti lideri, yargının bağımsızlığı ilkesinin zedelendiğini ifade ederek, “Bugün CHP için verilen bu karar, yarın herhangi bir parti için de geçerli olabilir. Yargı eliyle siyaset yapılmaya çalışılıyor. Biz bu duruma karşı durmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Bakırhan, mutlak butlan kavramının hukuk sisteminde istisnai bir durum olduğunu hatırlatarak, bu kadar geniş kapsamlı uygulanmasının anayasal düzene aykırı olduğunu vurguladı.
CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı, partinin 2023 yılındaki tüzük kurultayının ve ardından yapılan kongrelerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan bir dava sonucunda alındı. Yerel mahkeme, CHP’nin belirtilen dönemdeki tüm işlemlerinin “mutlak butlan” nedeniyle geçersiz olduğuna hükmetti. CHP, kararı istinaf mahkemesine taşıyarak sürecin devam ettiğini duyurdu.
Siyasi yankılar ve tarafların tutumu
Karar, muhalefet partileri tarafından sert bir dille eleştirilirken, iktidar kanadı mahkemenin bağımsız bir karar verdiğini savunuyor. Bakırhan, konuşmasında tüm muhalefet partilerini ortak bir duruş sergilemeye çağırdı: “Bu sadece CHP’nin sorunu değil, hepimizin sorunu. Demokrasiye sahip çıkmak için birlikte hareket etmeliyiz.”
Öte yandan, hukukçular arasında mutlak butlan kararının hukuki temeli tartışılmaya devam ediyor. Bazı hukukçular, kararın istinaf ve temyiz aşamasında bozulabileceğini belirtirken, bazıları ise yargısal aktivizm örneği olarak değerlendiriyor.
Bağlam ve değerlendirme
Mutlak butlan kararı, Türkiye’de yargı-siyaset ilişkilerinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Demokratik hukuk devleti ilkesi gereği yargının siyasetten bağımsız olması beklenirken, bu tür kararlar siyasi kutuplaşmayı derinleştirme riski taşıyor. Siyasi partilerin varlığını ve faaliyetlerini etkileyen bu tür hukuki süreçler, ülkede demokratik işleyişin sağlıklı bir şekilde devam edip etmediği sorusunu gündeme getiriyor. Bakırhan’ın eleştirileri, muhalefetin ortak tepkisinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.