İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin İran'a yönelik politikalarında güç kullanma yerine mantık temelinde diyalog kurmasının daha iyi olacağını belirtti. Pezeşkiyan, bu açıklamayı başkent Tahran'da düzenlenen bir toplantıda yaptı. Açıklama, iki ülke arasındaki gerilimin yüksek olduğu ve nükleer müzakerelerin belirsizlik içinde olduğu bir dönemde geldi.
Diplomatik Çözüm Vurgusu
Pezeşkiyan, konuşmasında diplomasiye açık olduklarını ancak bunun karşılıklı saygı çerçevesinde olması gerektiğini ifade etti. "ABD'nin güç kullanmak yerine mantık çerçevesinde diyalog kurması daha iyi olacaktır" diyen Cumhurbaşkanı, İran'ın baskı ve yaptırımlar altında boyun eğmeyeceğini vurguladı. Bu sözler, İran'ın son aylarda Batılı ülkelerle yürüttüğü dolaylı görüşmelere ilişkin ipuçları olarak yorumlandı.
İran ile ABD arasındaki ilişkiler, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koymasıyla gerilmişti. İran da anlaşma kapsamındaki taahhütlerini kademeli olarak askıya almıştı. Pezeşkiyan'ın göreve gelmesinin ardından Tahran yönetimi, yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programında şeffaflık sağlamaya yönelik görüşmelere açık olduğunu defalarca dile getirdi. Ancak ABD tarafından gelen açıklamalar, askeri seçeneğin masada olduğu yönünde.
İran'ın Bölgesel Rolü ve Beklentiler
İran Cumhurbaşkanı, konuşmasında bölgesel istikrarın önemine de değindi. Pezeşkiyan, Orta Doğu'da kalıcı barış için tüm tarafların bir araya gelmesi gerektiğini söyledi. İran'ın komşularıyla ilişkilerini geliştirmeye devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı, "Bölgemizde gerginlik değil iş birliği istiyoruz" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, İran'ın son dönemde Suudi Arabistan ile normalleşme sürecini sürdürmesi ve bölgesel diyalog çağrılarını artırması bağlamında değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Pezeşkiyan'ın sözlerinin İran'ın batılı ülkelerle müzakerelere dönme isteğini gösterdiğini ancak ABD'nin tutumunun belirleyici olacağını belirtiyor. İran, nükleer programının barışçıl olduğunu savunurken, ABD ve müttefikleri İran'ın nükleer silah edinme potansiyelinden endişe duyuyor. Son aylarda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile İran arasındaki denetim görüşmeleri de zaman zaman kesintiye uğradı. Pezeşkiyan'ın mesajı, İran'ın izolasyondan çıkmak için diplomatik kapıyı açık tuttuğu şeklinde yorumlandı.
ABD Tarafından Henüz Yanıt Yok
İran Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarına ABD yönetiminden henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerin sürdüğünü ve diplomasiye açık olduklarını ancak bunun İran'ın somut adımlar atmasına bağlı olduğunu belirtmişti. İki ülke arasında doğrudan görüşmeler uzun süredir yapılmıyor; müzakereler genellikle arabulucu ülkeler aracılığıyla yürütülüyor.
Pezeşkiyan'ın göreve gelmesi, İran'da ılımlı bir çizginin güçlenmesi olarak görülmüş ve batılı başkentlerde olumlu karşılanmıştı. Ancak İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in nihai karar mercii olması, Cumhurbaşkanı'nın manevra alanını sınırlıyor. Yine de Pezeşkiyan'ın son açıklamaları, Tahran'ın uluslararası topluma yeniden angaje olma isteğinin bir göstergesi olarak okunuyor.
Arka Plan: Nükleer Görüşmeler ve Yaptırımlar
İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ve Almanya (5+1) arasında 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JOCOA), İran'ın nükleer programını sınırlandırması karşılığında yaptırımların kaldırılmasını öngörüyordu. ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesi sonrası İran, uranyum zenginleştirme düzeyini artırdı. UAEA raporları, İran'ın %60 saflıkta uranyum zenginleştirdiğini gösteriyor. Bu durum, nükleer silah üretimi için gereken %90'a yakın bir seviye olarak değerlendiriliyor. Görüşmeler, 2021-2022 yıllarında Viyana'da yoğunlaşmış ancak somut sonuç alınamamıştı. Pezeşkiyan'ın mesajı, bu sürecin yeniden canlandırılması çağrısı olarak da görülebilir.
İran ekonomisi, yıllardır süren yaptırımlar nedeniyle baskı altında. Enflasyon yüksek seyrediyor, İran riyali değer kaybediyor. Pezeşkiyan hükümeti, ekonomik sorunların çözümü için yaptırımların kaldırılmasını kritik görüyor. Bu nedenle diplomatik açılım, Tahran için sadece siyasi değil ekonomik bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Pezeşkiyan'ın "mantık çerçevesinde diyalog" vurgusunun, İran'ın görüşmelere dönmek için ABD'den somut adımlar beklediği anlamına geldiğini belirtiyor. ABD'nin yaptırımları hafifletmesi veya askeri tehdit dilini yumuşatması, olası bir müzakere sürecinin önünü açabilir. Ancak ABD'de seçim dönemlerinde İran politikası genellikle sertleşiyor; bu da kısa vadede bir kırılma beklentisini düşürüyor.