Enerji piyasası danışmanlık şirketi FGE NexantECA'nın yayımladığı rapora göre, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın Ağustos ayına kadar fiilen kapalı kalması durumunda, ham petrol fiyatları varil başına 150 dolar seviyesine yükselebilir. Bu senaryo, küresel enerji piyasalarında yeni bir şok dalgasına yol açma potansiyeli taşıyor.
Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi ve mevcut durum
Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Suudi Arabistan, İran, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük petrol üreticilerinin ihracatının büyük bölümü bu boğaz üzerinden yapılıyor. Son haftalarda bölgede artan jeopolitik gerginlikler, boğazın güvenliğini tehdit eder hale gelmiş durumda. FGE NexantECA raporu, mevcut gerginliklerin Ağustos ayına kadar sürmesi halinde boğazın fiilen işlevsiz hale gelebileceğine dikkat çekiyor. Bu durumda küresel petrol arzında günlük yaklaşık 20 milyon varillik bir kesinti yaşanması bekleniyor. Boğazın kapanması sadece üretici ülkeleri değil, başta Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore olmak üzere Asya'nın büyük ithalatçılarını da doğrudan etkileyecek.
150 dolar senaryosu ve piyasa etkileri
Analistler, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının petrol fiyatlarında ani ve sert bir yükselişe neden olacağını belirtiyor. FGE NexantECA'nın temel senaryosuna göre, boğazın bir ay süreyle kapanması fiyatları 130-140 dolar bandına taşırken, Ağustos'a kadar süren tam kapanma durumunda 150 dolar eşiğinin aşılması kaçınılmaz görünüyor. 150 dolar seviyesi, 2008 yılındaki küresel finans krizi öncesi görülen tarihi zirvelere yakın bir değer. Böyle bir artış, enflasyonist baskıları körükleyerek küresel ekonomik büyümeyi ciddi şekilde tehdit edebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, artan enerji maliyetleri nedeniyle cari açık ve bütçe dengesi sorunlarıyla karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, yüksek petrol fiyatları ulaşım, lojistik ve petrokimya sektörlerinde maliyet enflasyonuna yol açarak tüketici fiyatlarına yansıyacaktır. Merkez bankalarının faiz artırımlarını sürdürme olasılığı da bu senaryonun piyasa etkilerinden biri olarak sıralanıyor.
Alternatif rotalar ve stratejik hamleler
Petrol tedarikinde kesintiye karşı alternatif yollar bulunuyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz Boğazı'nı bypass eden karada boru hattı projelerine sahip. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattı (Petroline) günde yaklaşık 5 milyon varil kapasiteye sahipken, BAE'nin Habshan-Fujairah boru hattı ise günlük 1.5 milyon varil taşıma kapasitesi sunuyor. Ancak bu hatların toplam kapasitesi, boğazdan geçen günlük 20 milyon varilin çok altında kalıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), üye ülkelerin acil durum petrol stoklarından yararlanması için hazırlıklarını sürdürüyor. ABD Stratejik Petrol Rezervi (SPR) halihazırda tarihi düşük seviyelerde bulunurken, diğer ülkelerin rezervleri kısa vadeli bir tampon görevi görebilir. Bununla birlikte, jeopolitik gelişmelerin yönü ve diplomatik çabaların sonuçları, fiyatların yönünü belirleyecek en önemli faktör olmaya devam ediyor.