Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 2022 yılında Azerbaycan ile yaşanan sınır çatışmalarında kendilerine destek vermeyen Rusya'yı söz konusu tarihten bu yana stratejik ortak olarak görmediklerini ifade etti. Paşinyan'ın bu açıklaması, iki ülke arasındaki ilişkilerdeki derin çatlağı bir kez daha gözler önüne sererken, bölgesel güç dengeleri açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Paşinyan'ın Açıklamaları ve Arka Planı
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamada, 2022 yılında Azerbaycan ile yaşanan sınır çatışmalarında Rusya'nın kendilerine destek vermediğini belirterek, "O tarihten bu yana Rusya'yı stratejik ortak olarak görmüyoruz" dedi. Paşinyan, Rusya'nın Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ve ikili anlaşmalar çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini savundu.
Ermenistan Başbakanı'nın bu sözleri, ülkesinin Rusya ile ilişkilerinde yaşanan soğukluğun en net ifadelerinden biri olarak yorumlandı. Paşinyan'ın açıklamaları, Ermenistan'ın dış politikasında Batı'ya yönelme sinyalleri olarak da algılanıyor. Özellikle, Ermenistan'ın son dönemde Avrupa Birliği ve ABD ile artan temasları, Moskova'nın tepkisini çeken bir diğer konu olarak öne çıkıyor.
Paşinyan'ın bu açıklaması, sadece Rusya ile ilişkilerdeki resmi pozisyonunu değil, aynı zamanda Ermenistan'ın güvenlik politikasındaki dönüşümü de gözler önüne seriyor. Ülke, KGAÖ yerine alternatif güvenlik arayışlarına yönelirken, bu durum bölgesel dengeleri de etkileyebilir.
Rusya ile Ermenistan Arasındaki Gerilim
Ermenistan ile Rusya arasındaki gerilim, 2020'deki İkinci Karabağ Savaşı'ndan bu yana artarak devam ediyor. Ermenistan, Rusya'nın savaş sırasında ve sonrasında yeterli desteği vermediğini düşünüyor. 2022 yılında Azerbaycan'ın Ermenistan'ın doğu sınırlarına yönelik saldırıları sırasında Rusya'nın müdahale etmemesi ise ilişkilerdeki kırılma noktası oldu.
Ermenistan, Rusya'nın KGAÖ çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesini sık sık gündeme getiriyor. Paşinyan, daha önce yaptığı açıklamalarda da KGAÖ'nün etkisizliğini eleştirmiş ve örgütün üyelik aidatlarını ödemeyi durdurduklarını duyurmuştu. Öte yandan, Ermenistan'ın Rusya'ya ait bazı askeri tesislere ve sınır güvenliği anlaşmasına yönelik eleştirileri de artarak sürüyor.
Rusya'nın Ermenistan'daki askeri varlığı, özellikle 102. Üs ve sınır koruma birlikleri, Paşinyan hükümetinin eleştirdiği konuların başında geliyor. Ermenistan, kendi sınır güvenliğini sağlayacak mekanizmalar geliştirmek istediğini ifade ediyor. Bu durum, Moskova yönetimi tarafından endişeyle karşılanıyor.
Bölgesel Etkiler ve Uluslararası Tepkiler
Paşinyan'ın bu açıklaması, Kafkasya'daki güç dengeleri açısından da önemli bir gelişme. Ermenistan'ın Rusya'dan uzaklaşması, bölgede yeni ittifak arayışlarını hızlandırabilir. Özellikle, Batılı ülkelerin ve özellikle ABD'nin bölgeye ilgisi artarken, Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme süreci de farklı bir boyut kazanabilir.
Güney Kafkasya'da dengelerin değişmesi, enerji koridorları ve ticaret yolları açısından da kritik öneme sahip. Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile vize serbestisi müzakerelerine başlaması ve ABD ile yüksek düzeyli temaslar, bu ülkenin Batı'ya yönelişinin somut göstergeleri olarak öne çıkıyor. Ancak, Ermenistan'ın ekonomik ve askeri olarak Rusya'ya bağımlılığı tamamen göz ardı edilemez.
Kremlin'den yapılan ilk açıklamalarda, Paşinyan'ın sözleriyle ilgili doğrudan bir yorum yapılmazken, Moskova'nın bu gelişmeyi yakından izlediği belirtiliyor. Rusya, Ermenistan sınırında yaşanan olaylarda ve Azerbaycan ile gerilimde tarafsız bir tutum sergileyerek, kendi çıkarlarını korumaya çalışıyor.
Ortadoğu ve Kafkasya uzmanları, Paşinyan'ın bu çıkışının, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı nedeniyle zayıflayan pozisyonundan yararlanma amacı taşıdığını düşünüyor. Ermenistan'ın, Rusya'nın bölgedeki etkisinin azaldığı bir dönemde, kendi güvenliğini alternatif mekanizmalarla sağlama arayışında olduğu değerlendiriliyor.
Geleceğe Yönelik Senaryolar
Uzmanlara göre, Ermenistan'ın Rusya ile ilişkilerini tamamen koparması kısa vadede mümkün görünmüyor. Ülke, enerji ve ticaret alanlarında Rusya'ya bağımlı durumda. Ayrıca, Rusya'nın Ermenistan-Azerbaycan barış sürecinde arabulucu rolü üstlenmesi, iki ülke arasındaki diyalog kanallarının korunmasını zorunlu kılıyor.
Ancak, Paşinyan'ın son açıklamaları, bu ilişkinin artık eski temellere dayanmadığını gösteriyor. Ermenistan'ın, KGAÖ ve Rusya'nın güvenlik şemsiyesi altında olmaktan memnun olmadığı, kendi egemen güvenlik politikasını geliştirmek istediği anlaşılıyor. Bu durum, bölgede yeni bir jeopolitik depreme yol açabilir.
Sonuç olarak, Paşinyan'ın "Rusya'yı stratejik ortak görmüyoruz" açıklaması, Ermenistan'ın dış politikasındaki köklü değişimin işareti. Bu değişimin yalnızca bölgesel dengeleri değil, aynı zamanda küresel güç mücadelesini de etkileyeceği öngörülüyor.
Ermenistan halkının ve hükümetinin bu yeni yönelimi, ülkenin bağımsızlık ve egemenlik vurgusuyla örtüşüyor. Ancak, uluslararası ilişkilerdeki bu tür dönüşümlerin sonuçları çoğu zaman tahmin edilenden daha karmaşık olabilir. Bölgedeki kalıcı barış ve istikrar, ancak tüm tarafların meşru çıkarlarının dengelendiği bir çerçevede sağlanabilir.