Avrupa Birliği (AB) üyesi dört ülke, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşında dondurulan Rus varlıklarının değerlendirilmesi için yeni bir girişim başlattı. İsveç, Hollanda, Polonya ve İspanya, AB Komisyonu'na, bu fonların Ukrayna'yı desteklemek amacıyla kullanılmasına yönelik somut ve yasal olarak uygulanabilir yeni seçenekler sunması çağrısında bulundu. Söz konusu ülkeler, mevcut mekanizmaların yetersiz kaldığını belirterek, daha kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesini talep etti.
Dört Ülkeden Ortak Mektup
Diplomatik kaynaklara göre, dört ülkenin liderleri AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e ortak bir mektup gönderdi. Mektupta, Rusya'nın Ukrayna'da yarattığı yıkımın boyutuna dikkat çekildi ve dondurulmuş varlıkların yeniden inşa sürecinde kritik bir rol oynayabileceği vurgulandı. Şu ana kadar AB genelinde yaklaşık 300 milyar avro değerinde Rus merkez bankası rezervi ve özel kişilere ait varlıklar dondurulmuş durumda. Ancak bu fonların kullanımına ilişkin yasal engeller ve uluslararası hukuk tartışmaları sürüyor.
İsveç, Hollanda, Polonya ve İspanya, mevcut AB yaptırım mekanizmalarının yanı sıra, bu varlıkların yönetiminden elde edilen faiz gelirlerinin geçici olarak kullanılmasının ötesine geçilmesi gerektiğini savunuyor. Ülkeler, ana paranın mülkiyet hakkına dokunmadan, ancak uluslararası hukuka uygun bir çerçevede varlıkların doğrudan Ukrayna'ya aktarılması veya bir tazminat fonu oluşturulması gibi seçeneklerin değerlendirilmesini istiyor.
AB İçinde Görüş Ayrılıkları
Uzmanlar, bu çağrının AB içinde uzun süredir devam eden bir tartışmayı alevlendirdiğini belirtiyor. Bazı üye ülkeler, bu tür bir adımın uluslararası hukuka aykırı olabileceğini ve yatırımcı güvenini zedeleyebileceğini öne sürüyor. Özellikle Almanya ve Fransa gibi ülkeler, varlıklara el konulmasının hukuki sonuçlarından çekiniyor. Diğer yandan, Ukrayna'nın yanı sıra Baltık ülkeleri ve Polonya gibi ülkeler, bu fonların bir an önce Ukrayna'nın kullanımına sunulması gerektiğini savunuyor.
Konuya ilişkin Brüksel'deki son gelişmeleri değerlendiren Avrupa Politika Analizi Merkezi (CEPA) uzmanları, AB Komisyonu'nun ekim ayına kadar bir yasal değerlendirme raporu hazırlayabileceğini, ancak somut bir kararın ancak üye ülkelerin oybirliğiyle alınabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle uzlaşma arayışlarının süreceği öngörülüyor.
Ukrayna'nın Beklentisi Büyük
Ukrayna hükümeti, dondurulmuş varlıkların kendilerine devredilmesini uzun süredir talep ediyor. Ukrayna Başbakanı Denis Şmigal, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, ülkenin yeniden inşası için 750 milyar dolara ihtiyaç duyulduğunu ve Rus varlıklarının bu kaynağın önemli bir bölümünü oluşturabileceğini belirtmişti. Dünya Bankası'nın tahminlerine göre, Ukrayna'daki fiziksel hasarın maliyeti 135 milyar doları aşmış durumda. Bu tablo, uluslararası toplumun kaynak bulma konusundaki arayışını artırıyor.
AB Komisyonu ise şu ana kadar yalnızca dondurulmuş varlıklardan elde edilen kârın Avrupa Barış Fonu aracılığıyla Ukrayna'ya aktarılmasına yönelik bir öneri sunmuştu. Bu kapsamda 2024 yılı içinde ilk dilim olarak 1,5 milyar avronun kullanılacağı açıklanmıştı. Ancak dört ülkenin çağrısı, bu kapsamın genişletilmesi ve ana para dahil yeni yöntemlerin masaya yatırılması yönünde.
Uluslararası Hukuk ve Egemenlik Tartışmaları
Uzmanlar, konunun uluslararası hukukta hassas bir denge gerektirdiği görüşünde. “Devletlerin egemen bağışıklığı” ilkesi, bir devletin mal varlığına el konulmasını genellikle yasaklıyor. Ancak Rusya'nın Ukrayna'ya karşı işlediği savaş suçları ve saldırganlık fiilleri, bazı hukukçulara göre bu ilkeye istisna getirilmesini meşrulaştırabilir. Bu konuda henüz net bir emsal bulunmuyor.
AB Komisyonu'nun, bu çağrılara yanıt olarak farklı hukuki görüşleri içeren bir çalışma başlattığı öğrenildi. Çalışmanın, uluslararası örgütler ve akademik çevrelerle işbirliği içinde yürütüleceği belirtiliyor. Bu süreçte, özellikle “karşı önlemler” doktrini ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun çalışmaları referans alınabilir.
Ekonomik ve Siyasi Yansımalar
Bu girişimin AB ekonomisi üzerinde de etkileri olabilir. Rusya'nın dondurulmuş varlıklarına el konulması halinde, Rusya'nın misilleme olarak Batılı şirketlerin Rusya'daki varlıklarına benzer şekilde el koyabileceği endişesi bulunuyor. Bu nedenle, bazı iş çevreleri temkinli bir yaklaşım sergilenmesini savunuyor. Öte yandan, Avrupa'daki pek çok ülkede vatandaşlar, savaşın maliyetinin Rusya tarafından ödenmesi gerektiği yönünde güçlü bir kamuoyu desteği oluşmuş durumda.
Uzman gazeteci ve siyaset bilimci Dr. Elena Volokhova, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor: “Bu çağrı, AB'nin Ukrayna'ya verdiği desteğin daha somut ve kapsamlı bir boyut kazanması açısından dönüm noktası olabilir. Ancak bu süreç, ulusal egemenliklerin korunması ile uluslararası dayanışma arasında ince bir çizgide yürüyor. AB'nin ortak bir tutum geliştirmesi için üye devletlerin hassasiyetlerini dengelemesi gerekiyor.”
Önümüzdeki dönemde, konunun AB liderler zirvesinde ve Komisyon toplantılarında daha kapsamlı bir şekilde ele alınması bekleniyor. Uzmanlar, somut bir ilerleme sağlanması halinde, bunun Ukrayna'nın yeniden inşası için yeni bir finansman modelinin önünü açabileceğine dikkat çekiyor. Ancak sürecin hem siyasi hem hukuki açıdan zorlu bir müzakereyi gerektirdiği açık.