Ozan Güven, önceki gün Kadıköy’de gittiği bir mekanda iki kadının protestosuna maruz kaldı. 6 yıl önce sevgilisi Deniz Bulutsuz’a şiddet uyguladığı iddiasıyla gündeme gelen oyuncuya sözlü tacizde bulunulduğu öğrenildi. Protestoyu, Bulutsuz’un yakın arkadaşının başlattığı belirtildi.
Protesto anları
Güven, arkadaşlarıyla birlikte yemek yediği sırada bir grup kadın masasına yaklaştı. Kadınlardan birinin Bulutsuz’un arkadaşı olduğu, diğerinin ise şiddet karşıtı bir aktivist olduğu iddia edildi. İkilinin, Güven’e “Kadın düşmanı, şiddet uygulayıcı” gibi sözlerle bağırdığı duyuldu. Mekan çalışanlarının araya girmesiyle tansiyon düştü, ancak Güven’in sinirli bir şekilde mekandan ayrıldığı bildirildi.
Geçmişteki şiddet iddiaları
Ozan Güven, 2018 yılında Deniz Bulutsuz tarafından fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı gerekçesiyle suçlanmıştı. Bulutsuz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Güven’in kendisine şiddet uyguladığını iddia etmiş, ardından dava açmıştı. Güven suçlamaları reddetmiş, ancak kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayın ardından oyunculuğa ara vermişti. Son yıllarda yeniden projelere başlayan Güven, bu protestoyla geçmiş iddiaların tekrar gündeme gelmesine neden oldu.
Bulutsuz ise olay sonrası sessiz kalmayı tercih etti. Kaynaklar, arkadaşının protestoyu kendi iradesiyle yaptığını, Bulutsuz’un bu eylemden haberi olmadığını aktardı.
Toplumsal tepki ve hukuki süreç
Kadıköy’de yaşanan bu protesto, şiddet mağduru kadınlara destek veren gruplar arasında yeniden tartışma yarattı. Kadın hakları dernekleri, geçmişte şiddet iddiaları bulunan kişilerin kamu önünde yer almaya devam etmesini eleştirdi. Bazı aktivistler ise protesto yönteminin doğru olmadığını, hukuki sürecin işlemesi gerektiğini savundu.
Ozan Güven’in hukuki bir girişimde bulunup bulunmayacağı ise merak konusu. Şu ana kadar oyuncudan veya temsilcilerinden resmi bir açıklama gelmedi.
Bu olay, toplumda şiddet mağdurlarına destek mekanizmalarının yanı sıra, kamuya mal olmuş kişilerin geçmiş eylemlerinin ne ölçüde gündemde tutulması gerektiği konusunu da akıllara getiriyor. Kin veya intikam duygusuyla hareket edilen protestoların, adalet arayışına katkı sağlamaktan çok, kutuplaşmayı derinleştirebileceği değerlendiriliyor.