ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Keşm Adası ve Goruk bölgesinde bulunan İran'a ait radar ve İHA komuta kontrol merkezlerini hedef aldığını duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise, ABD’nin Sirik Adası'ndaki bir iletişim kulesini vurduğunu açıkladı. Buna karşılık İran, Kuveyt’in kuzeyindeki bir askeri üsse füze saldırısı düzenledi. Kuveyt ordusu, hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini ve saldırının büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Saldırıların ayrıntıları
CENTCOM’dan yapılan yazılı açıklamada, “Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit eden İran unsurlarına yönelik hassas operasyon gerçekleştirildi. Hedefler arasında gelişmiş radar sistemleri ve insansız hava aracı komuta merkezleri yer almaktadır” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, saldırının ABD’nin meşru müdafaa hakkı kapsamında yapıldığı vurgulandı. İran resmi haber ajansı IRNA ise, ABD’nin Sirik Adası’ndaki sivil iletişim altyapısını hedef aldığını ve bu saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğunu öne sürdü. İran Devrim Muhafızları’na bağlı kaynaklar, “Bu saldırılar karşılıksız kalmayacak” uyarısında bulundu.
Bölgesel etkiler ve uluslararası tepkiler
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, ülkesine yönelik füze saldırısını kınayarak “Kuveyt’in egemenliğine yönelik bu kabul edilemez saldırı, bölgesel barışı tehdit etmektedir” açıklamasını yaptı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi konuyu acil gündemine alırken, AB ülkeleri taraflara itidal çağrısında bulundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin provokatif eylemleri bölgeyi savaşa sürüklemektedir” değerlendirmesinde bulundu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise gelişmeleri endişeyle takip ettiklerini duyurdu.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak küresel enerji piyasaları için kritik öneme sahip. Geçmişte de ABD ile İran arasında bu bölgede gerginlikler yaşanmış, 2019 yılında İran’ın bir İngiliz tankerine el koymasıyla tansiyon yükselmişti. Analistler, son saldırıların bölgedeki enerji ticaretini doğrudan tehdit edebileceği ve petrol fiyatlarında ani yükselişlere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Uluslararası Enerji Ajansı, durumu yakından takip ettiğini ve gerekirse stratejik petrol rezervlerini kullanmaya hazır olduğunu açıkladı.
Orta Doğu’daki bu yeni gerilim, ABD’nin İran’a yönelik ‘maksimum baskı’ politikasının bir yansıması olarak görülüyor. Uzmanlar, her iki tarafın da doğrudan savaştan kaçınmakla birlikte vekalet savaşları ve nokta atışı operasyonlarla güç gösterisinde bulunduğunu belirtiyor. İran’ın, Kuveyt’teki ABD varlığına yönelik saldırısı, çatışmanın coğrafi olarak genişleyebileceği endişesini artırıyor. Önümüzdeki günlerde diplomatik girişimlerin yoğunlaşması beklenirken, bölge ülkeleri savaşın eşiğinden dönmenin yollarını arıyor.