Mersin'de özel bir rehabilitasyon merkezinde eğitim gören 5 yaşındaki otizmli K.Y.'yi darbettiği gerekçesiyle tutuklanan eğitmen S.P.C., ikinci kez hakim karşısına çıktı. Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sanık S.P.C., hakkındaki suçlamaları reddederek 'Zarar verme kastım olmadı' savunması yaptı. Olay, geçtiğimiz aylarda merkezdeki güvenlik kameralarına yansımış ve görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine büyük tepki çekmişti. Tutuklanan eğitmen, 'kasten yaralama' ve 'çocuğa karşı kötü muamele' suçlamalarıyla yargılanıyor.
Duruşmada neler yaşandı?
Mersin'deki duruşmada tanıklar dinlenirken, sanık avukatı müvekkilinin çocuğa zarar verme kastının bulunmadığını, olay anında sadece çocuğu sakinleştirmeye çalıştığını ileri sürdü. Ancak mahkeme, güvenlik kamerası görüntülerinde S.P.C.'nin K.Y.'yi sert bir şekilde yere ittiğini ve ardından kolundan çektiğini tespit etti. Küçük çocuğun ailesi ise duruşmada gözyaşları içinde adalet istedi. Anne Arzu Y., 'Oğlum otizmli olduğu için kendini ifade edemiyor. Ama yaşadığı travmayı her gün evde yaşıyoruz. Bu kişinin en ağır cezayı almasını istiyorum' dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Tepkiler ve hukuki süreç
Olayın duyulmasının ardından Türkiye genelinde otizm dernekleri ve insan hakları örgütleri sert tepki göstermişti. Mersin Barosu da süreci yakından takip ettiğini açıkladı. Uzmanlar, özel eğitim merkezlerinde denetimlerin artırılması gerektiğini vurguluyor. Türkiye'de her yıl yüzlerce özel eğitim personeli hakkında şiddet iddiasıyla şikayette bulunulurken, bu davaların çoğu takipsizlikle sonuçlanıyor. Otizmli çocukların aileleri, benzer olayların yaşanmaması için merkezlerde kamera zorunluluğu ve personel eğitimlerinin sıkılaştırılmasını talep ediyor.
Mahkemenin bir sonraki duruşması öncesinde tarafların yeni delil sunması bekleniyor. Sanık avukatı, müvekkilinin psikolojik durumunun iyi olmadığını ve tahliyesini talep etti. Ancak mahkeme, suçun niteliği ve mağdurun yaşı göz önünde bulundurularak tahliye talebini reddetti. Davanın önümüzdeki aylarda sonuçlanması bekleniyor.
Bağımsız değerlendirme
Bu olay, özel eğitim kurumlarında denetim eksikliğini ve otizmli bireylere yönelik şiddetin cezasızlık boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. Toplumun hassasiyetine rağmen, yargı sürecinin yavaş işlemesi ve kamera kayıtlarına rağmen sanığın 'kast yok' savunması yapabilmesi, mağdur aileler açısından adalete olan güveni sarsmaktadır. Bu davanın, eğitimciler için caydırıcı bir emsal teşkil etmesi ve özel eğitim politikalarının yeniden gözden geçirilmesi için bir fırsat olması umulmaktadır.