Tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, hakkındaki iddiaların kaynağı olduğu öne sürülen Sıddık Aydın hakkında ağır suçlamalarda bulundu. Günel’in avukatları, Aydın’a yönelik 'iftira' suçlamasıyla suç duyurusunda bulunurken, aynı zamanda 2 milyon liralık manevi tazminat davası açtı. Avukatlar, Aydın'ın iddialarının 'kurgusal ve planlı' olduğunu savundu.
Suç duyurusu ve tazminat davası
Ömer Günel’in hukuk ekibi, Kuşadası Belediye Başkanı’nın tutuklanmasına gerekçe gösterilen iddiaların tamamen uydurma olduğunu belirterek, bu iddiaları ortaya atan Sıddık Aydın hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, Aydın'ın 'iftira' ve 'adliyeyi yanıltma' suçlarını işlediği ileri sürüldü. Ayrıca, Günel’in kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 2 milyon liralık manevi tazminat davası açıldı. Dava dilekçesinde, Aydın’ın iddialarının 'gerçeği yansıtmadığı' ve 'kasıtlı olarak' oluşturulduğu vurgulandı.
Tutukluluk süreci ve iddialar
Ömer Günel, 2023 yılının Aralık ayında 'rüşvet' ve 'irtikap' suçlamalarıyla gözaltına alınmış, ardından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Tutukluluk kararında, Sıddık Aydın’ın ifadeleri ve sunduğu belgeler önemli rol oynamıştı. Günel hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, kişisel verilerin kaydedilmesi ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlamalar da yer alıyor. Günel, tüm suçlamaları reddediyor ve kendisine yönelik operasyonun siyasi olduğunu iddia ediyor. Kuşadası Belediyesi’ndeki bazı projelerde usulsüzlük yapıldığına dair iddialar da bulunuyor. Günel’in avukatları, Aydın’ın ifadelerinin çelişkili olduğunu ve delillerin yetersizliğini savunarak, müvekkillerinin derhal tahliye edilmesi talebinde bulundu.
Bağlam ve değerlendirme
Ömer Günel, 2019 yerel seçimlerinde CHP’den Kuşadası Belediye Başkanı seçilmişti. Tutuklanması, yerel siyasette geniş yankı uyandırmıştı. Kuşadası, turizm gelirleriyle öne çıkan bir ilçe olması nedeniyle belediye başkanlığı koltuğu stratejik öneme sahip. Günel’in avukatlarının açtığı tazminat davası, masumiyet karinesi ve hukuki sürecin işleyişi açısından dikkatle izleniyor. Bu dava, aynı zamanda iftira suçunun hukuki boyutuna dair emsal teşkil edebilir. Yargı sürecinin bağımsız ve adil bir şekilde yürütülmesi, kamuoyunun beklentisi olarak öne çıkıyor.