Kahramanmaraş'ta 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli'nin okula düzenlediği ve 10 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından, kurban aileleri tarihi bir hukuk adımı attı. Saldırganın babası hakkında 5 milyon TL'lik tazminat davası açıldı. Dava, veli sorumluluğu ve okul güvenliği konularını yeniden gündeme taşıdı.
Davanın Ayrıntıları
Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davanın dilekçesinde, saldırganın babasının oğlunun eylemlerinden hukuken sorumlu olduğu vurgulandı. Avukatlar, saldırganın babasının silah ve bıçak bulundurmasına göz yumduğunu, okul şiddeti uyarılarına rağmen gerekli önlemleri almadığını öne sürdü. Davacılar, her bir kurban ailesi için 500 bin TL manevi tazminat talep ediyor.
Dava dilekçesinde, 'Saldırganın yaşı nedeniyle ceza sorumluluğu bulunmaması, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Ebeveynler, çocuklarının verdiği zararlardan medeni kanun gereği sorumludur' ifadelerine yer verildi. Taraf avukatları, emsal kararların da bu yönde olduğunu belirtti.
Olayın Geçmişi
Geçtiğimiz ay meydana gelen saldırıda, İsa Aras Mersinli okul bahçesine girerek öğrenci ve öğretmenlere ateş açmıştı. Olayda 5 öğrenci, 3 öğretmen ve 2 güvenlik görevlisi yaşamını yitirmişti. Saldırganın daha önce okulda şiddet eğilimi nedeniyle rehberlik servisine yönlendirildiği ancak ailenin okul yönetimiyle iş birliği yapmadığı iddiaları basına yansımıştı.
Saldırı, Türkiye'de okul güvenliği politikalarının sorgulanmasına neden oldu. Milli Eğitim Bakanlığı, soruşturma başlatırken, bazı illerde okul girişlerine güvenlik dedektörleri yerleştirilmesi kararı alındı. Ancak uzmanlar, bu tür geçici önlemlerin sorunu kökünden çözmediğini savunuyor.
Psikologlar, çocuklardaki şiddet eğiliminin aile içi iletişim eksikliği, akran zorbalığı ve sosyal medyanın olumsuz etkileriyle tetiklendiğine dikkat çekiyor. Okul rehberlik birimlerinin yetersiz kalması ve ailelerin iş birliğine kapalı olması, benzer olayların yaşanma riskini artırıyor.
Hukuki Boyut ve Emsaller
Türk Medeni Kanunu'na göre, ayırt etme gücüne sahip olmayan çocukların verdiği zararlardan anne ve baba sorumludur. Bu davada, saldırganın yaşı göz önüne alındığında, babanın kusurlu olduğu gerekçesiyle tazminat ödemesi bekleniyor. Emsal kararlarda, özellikle bilinçli ihmal durumlarında mahkemelerin yüksek tazminatlara hükmettiği görülüyor.
Davayı takip eden hukukçular, bu sürecin yalnızca mağdur ailelerin acısını bir nebze hafifletmekle kalmayıp, diğer ailelere de caydırıcı bir mesaj verdiğini belirtiyor. Uzmanlar, benzer trajedilerin yaşanmaması için ebeveynlere büyük görev düştüğünü, çocukların davranışlarına duyarlı olmaları gerektiğini vurguluyor.
Okul yöneticileri ise yaşanan olaydan ders çıkarıldığını, güvenlik protokollerinin güçlendirildiğini ifade ediyor. Ancak bu süreçte asıl önemli olan, toplum olarak çocukların ruh sağlığına yatırım yapılması ve şiddeti besleyen faktörlerin ortadan kaldırılmasıdır.