TBMM Genel Kurulu’nda, özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve mülakat mağdurlarının yaşadığı sorunların araştırılması amacıyla verilen önerge, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. Muhalefet partileri, açlık grevindeki öğretmenleri ve polis müdahalelerini Meclis kürsüsüne taşıdı. Öğretmenlerin eylemleri devam ederken, karar büyük tepki topladı.
Önergenin Reddi Süreci
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen önerge, özel sektörde çalışan öğretmenlerin özlük hakları, ücretli öğretmenlik uygulaması ve mülakat mağdurlarının sorunlarının araştırılmasını içeriyordu. CHP ve İYİ Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan önerge, AKP ve MHP’nin oy çokluğuyla gündeme alınmadı. Muhalefet vekilleri, öğretmenlerin açlık grevinin sürdüğü bir dönemde bu kararın alınmasını eleştirdi.
Öğretmenlerin Tepkisi ve Eylemler
Özellikle sözleşmeli öğretmenlik ve mülakat mağdurları, uzun süredir haklarını savunmak için çeşitli eylemler yapıyor. Ücretli öğretmenlerin kadro talebi ve mülakatlarda yaşanan adaletsizlikler, öğretmenlerin başlıca sorunları arasında. Açlık grevindeki öğretmenler, Meclis önünde nöbet tutarken, polis müdahalesine maruz kaldıklarını belirtiyor. Eğitim Bir-Sen ve Türk Eğitim Sen gibi sendikalar da süreci yakından takip ediyor.
Muhalefet Partilerinden Sert Tepki
CHP Grup Başkanvekili, “Öğretmenler canları pahasına hak ararken, iktidar oylarıyla bu önergeyi reddederek duyarsızlığını bir kez daha gösterdi” ifadelerini kullandı. İYİ Parti’li vekiller ise, “Mülakat mağdurları yıllardır mağdur ediliyor, ücretli öğretmenler sefil ücretlerle çalıştırılıyor. Bu sorunların araştırılmaması kabul edilemez” dedi. HDP de önergenin reddini eleştiren açıklamalar yaptı.
Değerlendirme
Öğretmenlerin sorunlarının meclis gündemine alınmaması, eğitim camiasında hayal kırıklığı yaratırken, iktidarın öğretmen politikalarına yönelik eleştirileri artırıyor. Özellikle mülakat mağdurlarının sayısının her yıl binlerle ifade edildiği düşünüldüğünde, bu konunun araştırılması için verilen önergenin reddi, sorunların çözümünde siyasi irade eksikliğini ortaya koyuyor. Eğitimde yaşanan bu kronik sorunların çözümü, ancak iktidarın muhalefet ve sivil toplumla işbirliği yapmasıyla mümkün görünüyor.