Antalya'da, eşi Didem Örs Alacı (38) ve oğlu Doruk Kaan Alacı'yı (12) boğarak öldürdükten sonra intihara teşebbüs eden Ömer Gökhan Alacı (44), Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, sanığın "canavarca hisle" ve "tasarlayarak" hareket ettiğine hükmederek cezada indirim uygulamadı.
Olayın geçmişi
Sanık Ömer Gökhan Alacı, 1 Haziran 2023 tarihinde Muratpaşa ilçesindeki evlerinde eşi Didem Örs Alacı ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Alacı, önce eşini ardından uyuyan oğlu Doruk Kaan'ı boğarak öldürdü. Cinayetlerin ardından bileklerini keserek intihara kalkışan sanık, komşularının ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılarak kurtarıldı. Olay, bölgede büyük infial yaratmıştı.
Yargılama süreci
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık, "eşi kasten öldürmek", "çocuğu kasten öldürmek" ve "intihara teşebbüs" suçlarından yargılandı. Mahkeme, sanığın cinayetleri "tasarlayarak" ve "canavarca hisle" işlediğine kanaat getirerek, TCK'nın 82. maddesindeki nitelikli haller kapsamında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanığın savunmasında, "Eşimle sürekli tartışıyorduk, psikolojik sorunlarım vardı" dediği öğrenildi. Ancak mahkeme, akıl sağlığı yerinde olan sanığın cezai ehliyetinin tam olduğuna hükmetti.
Ailenin ve toplumun tepkisi
Didem Örs Alacı'nın ailesi ve yakınları, duruşma boyunca sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Aile avukatı, "Didem ve Doruk'u katleden bu cani, cezasının en ağırını hak ediyor. Mahkemenin verdiği karar, toplumda kadın ve çocuk cinayetlerine karşı caydırıcı bir mesaj olmalıdır" şeklinde konuştu. Kadın dernekleri de kararı olumlu karşılayarak, benzer davalarda adaletin tecellisi için mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
Bağlam ve değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de kadın ve çocuk cinayetlerinin ne denli vahim bir boyuta ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. 2023 yılında Türkiye'de en az 300 kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybederken, çocuk cinayetleri de benzer şekilde artış gösterdi. Uzmanlar, bu tür olayların önlenebilmesi için caydırıcı cezaların yanı sıra toplumsal farkındalık ve psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Mahkemenin verdiği ağır ceza, bir nebze de olsa adaletin sağlanması adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.