Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2026 dönemine ait Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarını yayımladı. Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre, Türkiye genelinde işsizlik oranı Nisan 2026'da yüzde 9,4 olarak gerçekleşti. Bu oran, bir önceki aya göre 0,2 puanlık bir düşüşe işaret ederken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 0,5 puanlık bir iyileşme gösterdi. İşsiz sayısı ise 3 milyon 285 bin kişi olarak hesaplandı.
İşsizlikte sektörel dağılım
İstihdam edilenlerin sayısı Nisan 2026'da 31 milyon 850 bin kişiye yükseldi. Tarım sektöründe 5,1 milyon, sanayi sektöründe 7,2 milyon, inşaat sektöründe 1,9 milyon ve hizmet sektöründe 17,6 milyon kişi istihdam edildi. Hizmet sektörü toplam istihdamın yüzde 55,3'ünü oluşturarak en büyük paya sahip oldu. Sanayi sektöründeki istihdam artışı dikkat çekerken, inşaat sektöründe ise sınırlı bir toparlanma gözlendi.
Genç işsizlik ve kadın istihdamı
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 16,8 olarak kaydedildi. Bu oran geçen yılın aynı ayına göre 0,3 puan geriledi. Kadınlarda işsizlik oranı yüzde 12,1, erkeklerde ise yüzde 7,9 oldu. Kadın istihdam oranı ise yüzde 32,4'ten yüzde 33,1'e yükselerek olumlu bir tablo çizdi.
İşgücüne katılım ve eksik istihdam
Nisan 2026'da işgücüne katılım oranı yüzde 54,2 olarak gerçekleşti. Eksik istihdam ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanların dahil olduğu geniş işsizlik oranı ise yüzde 18,9 seviyesinde hesaplandı. Bu oran, atıl işgücünün hâlâ önemli bir büyüklükte olduğunu gösteriyor.
Bölgesel farklılıklar
İşsizlik oranı en yüksek bölgeler yüzde 13,2 ile Güneydoğu Anadolu ve yüzde 11,5 ile Doğu Anadolu olurken, en düşük oran yüzde 6,1 ile Batı Anadolu bölgesinde kaydedildi. Marmara bölgesinde işsizlik yüzde 7,8 seviyesinde gerçekleşti.
Değerlendirme
Nisan 2026 verileri işsizlikte kademeli bir iyileşmeye işaret etse de, özellikle genç işsizliği ve eksik istihdam gibi yapısal sorunların devam ettiği görülüyor. Ekonominin büyüme hızı ve istihdam yaratma kapasitesi, önümüzdeki aylarda işsizlik oranının seyrini belirleyecek temel faktörler olarak öne çıkıyor.