Niğde'de misket elması hasadı başladı. Türkiye'de üretilen misket elmalarının yüzde 70'ini karşılayan kentte bu yıl 132 bin ton rekolte bekleniyor. Dalında kilosu kalitesine göre 20-30 TL arasında satılan ürünler, başta Orta Doğu ve Avrupa ülkeleri olmak üzere 12 ülkeye ihraç ediliyor. Hasat döneminin başlamasıyla birlikte kamyonlar yola çıktı; üretici, hem iç piyasa hem de ihracat pazarları için umutlu.
Rekolte ve fiyatlar
Niğde Ziraat Odası verilerine göre, kentte bu sezon 132 bin ton misket elması üretimi hedefleniyor. Geçen yıl yaşanan don olayları ve bazı bölgelerdeki dolu zararına rağmen, bu yıl hava koşullarının elverişli gitmesi rekoltede artış beklentisini beraberinde getirdi. Üreticiler, sofralık olarak satılan misket elmasının kilosunun 20-30 TL arasında alıcı bulduğunu, ihracat kalitesinde olmayan ıskarta ürünün ise 4 TL'den işlem gördüğünü belirtiyor. Bu fiyat aralığı, hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de tüketici açısından dengeli bir seyir izliyor.
Hasat edilen ürünlerin büyük bölümü, Niğde'deki soğuk hava depolarında muhafaza edildikten sonra kamyonlarla yurt içi ve yurt dışına sevk ediliyor. Kentte faaliyet gösteren tarım kooperatifleri ve ihracatçı firmalar, özellikle Rusya, Irak, Suriye, Suudi Arabistan ve bazı Avrupa ülkelerinden gelen talepleri karşılamak için yoğun mesai harcıyor. İhracatın geçen yılki seviyeleri koruması veya artması bekleniyor.
12 ülkeye ihracat
Niğde'den misket elması ihracatı yapılan ülke sayısı 12'yi buluyor. Sektör temsilcileri, özellikle Orta Doğu pazarında Türk misket elmasına ilginin yüksek olduğunu, Avrupa'da ise rekabetin fiyat odaklı geçtiğini ifade ediyor. İhracatçılar, kalite standartlarını koruyarak ve ambalajlamaya özen göstererek pazardaki payı artırmayı hedefliyor. Ayrıca, son yıllarda artan lojistik maliyetleri ve nakliye sürelerindeki dalgalanmalar, ihracatçının planlamasını zorlaştıran etkenler arasında.
Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri, üreticilere yönelik budama, gübreleme ve hastalık yönetimi konularında eğitim ve destek programlarının sürdüğünü belirtiyor. Misket elmasının coğrafi işaret tescili için yürütülen çalışmaların da marka değerini artıracağı vurgulanıyor.
Üreticinin beklentisi ve zorluklar
Niğdeli üreticiler, rekoltenin yüksek olmasının sevindirici olduğunu ancak girdi maliyetlerindeki artışın kârlılığı baskıladığını dile getiriyor. Özellikle mazot, gübre ve işçilik giderlerindeki yükseliş, üreticinin belini büküyor. Bazı çiftçiler, ıskarta ürün fiyatının 4 TL gibi düşük bir seviyede kalmasının, meyve suyu ve sirke sanayisine yönlendirilebilecek ürünler için ek gelir kapısı oluşturduğunu ancak yeterli olmadığını söylüyor.
Hasat döneminde yaşanan işçi bulma sıkıntısı da önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Mevsimlik tarım işçilerinin büyük bölümü, diğer tarım bölgelerindeki hasat takvimiyle çakışma nedeniyle Niğde'ye geç gelebiliyor. Bu durum, hasadın zamanında tamamlanmasını riske atıyor. Üreticiler, yerel yönetimlerden ve tarım örgütlerinden işçi temininde destek bekliyor.
Piyasa ve gelecek öngörüleri
Uzmanlar, misket elması fiyatlarının önümüzdeki aylarda nasıl seyredeceğini, büyük ölçüde ihracat talebine ve depolama koşullarına bağlı olduğunu belirtiyor. Soğuk hava depolarında ürünün muhafaza süresi ve kalitesi, fiyat istikrarı açısından kritik. Ayrıca, iç piyasada tüketici talebinin canlı olması, üreticinin elini güçlendiriyor. Ancak, küresel ekonomik dalgalanmalar ve döviz kurlarındaki hareketlilik, ihracat gelirlerini doğrudan etkileyebilir.
Niğde'nin misket elması üretimindeki lider konumu, kentin tarımsal ekonomi için stratejik önemini koruyor. Kentte elma üretiminin yanı sıra patates, fasulye gibi diğer tarım ürünleri de ekonomide önemli yer tutuyor. Ancak misket elması, hem yarattığı istihdam hem de ihracat potansiyeliyle ayrı bir yere sahip. Önümüzdeki dönemde, tarımsal sulama projeleri ve modern depolama tesislerinin devreye girmesiyle verimliliğin ve kalitenin artması bekleniyor.
Sonuç olarak, Niğde'de 132 bin tonluk rekolte hedefi, hem üretici hem de ihracatçı için umut verici. Sofralık misket elmasının 30 TL'ye varan fiyatı, kaliteli üretimin karşılığını bulduğunu gösteriyor. Ancak girdi maliyetleri, işçilik ve lojistik gibi yapısal sorunlar, sektörün gündemini oluşturmaya devam ediyor. Üretici, desteklerin sürmesi ve pazarlama kanallarının çeşitlenmesi halinde, önümüzdeki yıllarda daha da güçlü bir konuma gelebilir.