ABD Başkanı Joe Biden'ın 2023 sonlarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu arayarak Gazze'deki sivil kayıpların azaltılması çağrısı yapması, iki ülke arasındaki gerginliğin yeni bir boyutunu gözler önüne serdi. Aslında Netanyahu'nun ABD başkanlarıyla ilişkisi başından beri inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Bill Clinton, George W. Bush, Barack Obama ve Donald Trump ile zaman zaman sert tartışmalar yaşayan Netanyahu, ABD-İsrail ilişkilerinde alışılmadık bir figür haline geldi.
Netanyahu ve Dört Başkan: Gerginliklerin Kronolojisi
Netanyahu'nun ABD başkanlarıyla gerilimi 1996'daki ilk başbakanlık dönemine kadar uzanıyor. Bill Clinton ile Oslo Barış Süreci'ne yönelik farklı görüşleri nedeniyle sık sık karşı karşıya geldi. 2000'lerde George W. Bush ile Irak Savaşı ve Filistin politikaları konusunda anlaşmazlıklar yaşandı. Barack Obama döneminde ise İran nükleer anlaşması ve Batı Şeria yerleşim birimleri başlıca gerilim konularıydı. Obama, Netanyahu'nun Kongre'deki konuşmasını bile eleştirmişti. Donald Trump ile görece daha uyumlu bir dönem geçiren Netanyahu, yine de Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması gibi kararlarının ardından tam destek görmemişti.
Yeni Neslin İsrail'e Bakışı Değişiyor
ABD'de yapılan kamuoyu yoklamaları, özellikle genç nesil arasında İsrail'e desteğin azaldığını gösteriyor. Pew Araştırma Merkezi'nin 2023 verilerine göre, 18-29 yaş aralığındaki Amerikalıların yalnızca %32'si İsrail'e sempati duyarken, bu oran 65 yaş üstünde %62'ye çıkıyor. Filistin yanlısı protestoların üniversite kampüslerinde yaygınlaşması ve sosyal medyada Filistin davasına yönelik artan farkındalık, bu eğilimi pekiştiriyor. Ekonomik olarak ise ABD-İsrail ticaret hacmi 2022'de 40 milyar doları aşarken, genç girişimciler İsrail'in teknoloji sektörüne ilgi duymaya devam ediyor. Ancak siyasi duruş, ekonomik bağların önüne geçmeye başlıyor.
Değerlendirme ve Bağlam
Netanyahu dönemi, ABD-İsrail ittifakında yeni bir dönemin habercisi. 1990'lardan bu yana süren gerginlikler, İsrail'in uluslararası meşruiyetini sorgulamaya başlayan yeni nesil Amerikalıların yükselişiyle birleşince, iki ülke ilişkileri giderek daha karmaşık bir hal alıyor. Tarihsel olarak İsrail, ABD dış politikasının vazgeçilmez bir parçası olsa da, demografik ve kuşaksal değişimlerin uzun vadede bu ilişkiyi yeniden tanımlayabileceği görülüyor.