Uşak'ın Murat Dağı eteklerinde yer alan 6 köyün sakinleri, bölgede ruhsatlandırılan maden sahalarının su kaynakları, tarım alanları ve doğal yaşam üzerinde geri dönüşü olmayan olumsuz etkiler yaratacağını belirterek eylem yaptı. Köylüler, "Su kaynaklarımızı kaybetmek istemiyoruz" diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Bölge halkı, maden projelerinin iptal edilmesi veya en azından çevresel etki değerlendirmesinin yeniden yapılması talebini dile getirdi.
Eylemde neler yaşandı?
Köylüler, sabah erken saatlerde bir araya gelerek Murat Dağı'nın eteklerinde toplandı. Ellerinde "Su yaşamdır, maden ölümdür", "Toprağımıza dokunma" ve "Geleceğimizi çalma" yazılı pankartlar taşıyan köylüler, sloganlar atarak tepkilerini dile getirdi. Eyleme katılanlar adına konuşan köy muhtarlarından Ahmet Yılmaz, bölgenin yıllardır tarım ve hayvancılıkla geçindiğini belirterek, "Murat Dağı, bizim can damarımız. Dağdaki maden çalışmaları, yer altı su kaynaklarını kirletecek, derelerimizi kurutacak. Burada yaşayan binlerce insanın geleceği tehlike altında" dedi. Eylemde ayrıca imza kampanyası başlatıldığı ve toplanan imzaların ilgili bakanlıklara iletileceği öğrenildi.
Maden ruhsatları ve çevresel riskler
Bölgede verilen maden ruhsatları, genellikle altın ve mermer gibi değerli madenler için geçerli. Uzmanlar, açık ocak madenciliği yöntemiyle yapılacak çalışmaların, siyanür gibi kimyasalların kullanımını gerektirebileceğini ve bunun da su havzalarını ciddi şekilde kirletebileceğini vurguluyor. Ayrıca, patlatma faaliyetleri ve ağır vasıta trafiğinin bölgedeki kara yollarına ve doğal yapıya zarar vereceği de belirtiliyor. Çevre mühendisi Selin Kaya, "Murat Dağı, önemli bir su havzası. Buradan beslenen dereler ve kaynaklar, tarım arazilerini suluyor. Maden faaliyetleri, suyun miktarını azaltabilir ve kalitesini bozabilir. Bu durum hem ekosistemi hem de insan sağlığını tehdit eder" şeklinde konuştu.
Köylülerin talepleri
Köylülerin başlıca talepleri arasında maden projelerinin durdurulması, bölgenin su havzası koruma statüsüne alınması ve bu tür kararlar alınırken yerel halkın görüşlerinin mutlaka alınması yer alıyor. Köy sakinleri, bugüne kadar yapılan toplantılarda kendilerinin yeterince bilgilendirilmediğini ve sürecin şeffaf ilerlemediğini ifade ediyor. Yöre halkı, yetkililerden kendilerini dinlemelerini ve maden projelerinin iptali için adım atmalarını istiyor. Eylem, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan sona erdi ancak köylüler, talepleri karşılanana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Bu tür çevresel direnişler, Türkiye'de madencilik faaliyetleri ile doğal yaşam arasındaki gerilimi bir kez daha gündeme getiriyor. Çevre aktivistleri, doğal kaynakların korunması için mevzuatın daha sıkı uygulanması gerektiğine dikkat çekiyor. Murat Dağı'ndaki bu eylem, bölge halkının sadece kendi yaşam alanlarını değil, aynı zamanda Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğini koruma konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu tür projelerde çevresel etki değerlendirme raporlarının ciddiyetle hazırlanması ve halkın katılımının sağlanması gerektiğinin altını çiziyor.