Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8. yıl dönümünde SABAH gazetesine özel açıklamalarda bulundu. Bakan Güler, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadelenin ilk günkü kararlılıkla kesintisiz devam ettiğini vurgulayarak, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) bugüne kadar 24 bin 8 personelin ihraç edildiğini, 2 bin 198 kişinin de emekli edildiğini bildirdi. Güler, "TSK'da tek bir FETÖ'cü kalmayacak. Bu konuda asla taviz vermedik, vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Kapsamlı tasfiye süreci
15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında TSK'da geniş çaplı bir tasfiye yaşandı. Bakan Güler, sadece ihraç ve emeklilik değil aynı zamanda idari ve adli süreçlerin de titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. Örgütle bağlantısı tespit edilen herkesin hukuk önünde hesap verdiğini belirten Güler, "Bugüne kadar 24 bin 8 kişi TSK'dan ihraç edildi. Ayrıca 2 bin 198 personel emekliye sevk edildi. Bunların yanı sıra binlerce kişi hakkında adli işlem yapılmıştır" dedi.
Mücadele yöntemleri
FETÖ ile mücadelenin sadece tasfiye ile sınırlı kalmadığını belirten Güler, örgütün TSK içindeki hücre yapılanmasının çökertilmesi için özel bir yapılanma oluşturulduğunu kaydetti. Güler, "Örgütün askeri okullardaki sızma girişimleri, kripto elemanları ve haberleşme sistemleri her yönüyle deşifre edilmiştir. Artık TSK'da FETÖ'nün bir etkisi kalmamıştır" şeklinde konuştu. Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde kurulan FETÖ İle Mücadele Koordinasyon Merkezi'nin 7 gün 24 saat çalıştığını vurgulayan Bakan, "Bu merkez sayesinde her türlü ihbar ve istihbarat anında değerlendirilip gerekli işlem başlatılmaktadır" ifadelerini kullandı.
15 Temmuz'un getirdiği dersler
Bakan Güler, 15 Temmuz darbe girişiminin Türk milletine ve TSK'ya önemli dersler verdiğini söyledi. "O gece milletimiz tankların önüne yatarak demokrasiye sahip çıktı. TSK'nın büyük bir kısmı hainlere karşı koydu ve bu sayede darbe engellendi" diyen Güler, yaşanan bu sürecin ardından TSK'nın yeniden yapılandırılarak demokratik değerlere bağlılığını pekiştirdiğini vurguladı. Ayrıca FETÖ'nün TSK'ya sızma yöntemlerini ve kurduğu kumpasları da anlatan Güler, bu tür örgütlerin bir daha asla TSK içinde barınamayacağının altını çizdi.
Ulusal güvenlik açısından önemi
FETÖ ile mücadelenin sadece TSK'ya yönelik olmadığını belirten Bakan Güler, bu terör örgütüyle tüm devlet kurumlarında mücadele edildiğini ifade etti. "Biz sadece TSK'daki FETÖ'cüleri temizlemekle kalmıyoruz, aynı zamanda savunma sanayisinden eğitim kurumlarına kadar her alanda örgütün izlerini siliyoruz" diyen Güler, bu sayede milli güvenliğin daha da güçlendirildiğini söyledi. Bakan, özellikle savunma sanayisinde yerli ve milli projelere ağırlık verilmesi sayesinde dışa bağımlılığın azaltıldığını ve darbecilere karşı daha dirençli bir yapı oluşturulduğunu kaydetti.
Bağımsız değerlendirme
15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye'nin yakın tarihindeki en ciddi ulusal güvenlik krizlerinden biri olarak kayıtlara geçti. FETÖ'nün TSK'ya sızma süreci yıllar almış olsa da, girişimin ardından yapılan kapsamlı temizlik operasyonları, örgütün askeri yapıdaki etkisini tamamen ortadan kaldırmış görünüyor. Ancak benzer yapılanmaların gelecekte ortaya çıkmaması için sadece tasfiye değil, aynı zamanda liyakat esaslı atama sisteminin ve şeffaf denetim mekanizmalarının kalıcı hale getirilmesi de büyük önem taşıyor. Bakan Güler'in açıklamaları, bu konudaki kararlılığın bir göstergesi olsa da, uygulamaların sürekliliği ve geniş toplumsal destek, bu tür tehditlerin bir daha yaşanmaması için kritik rol oynayacaktır.