Muğla'nın Milas ilçesinde kurulu elektrik santrallerinin geleceğini belirleyecek acele kamulaştırma kararına karşı açılan davanın yarın görülecek duruşması öncesinde, bölge muhtarları ve santral işçileri Ankara'da Danıştay Başkanlığı önünde bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, acele kamulaştırma kararının bölge halkının geçim kaynaklarını ve tarımsal arazileri tehdit ettiği vurgulandı.
Davanın duruşması yarın: Muhtarlar ve işçiler taleplerini sıraladı
Danıştay önünde toplanan kalabalık, "Kamulaştırma acele değil, adil olmalı" ve "Milas'ın toprağı, işçinin ekmeği" yazılı pankartlar taşıdı. Basın açıklamasını okuyan Milas Muhtarlar Derneği adına konuşan bir muhtar, söz konusu acele kamulaştırma kararının santrallerin faaliyetlerini sürdürebilmesi için alındığını, ancak bölgede yaşayan vatandaşların ve çalışanların haklarının göz ardı edildiğini belirtti. Muhtar, "Bizler burada Milas'ın sesi olmak için toplandık. Acele kamulaştırma, aceleyle alınmış bir karardır ve yargı süreci devam ederken uygulanmaya çalışılması kabul edilemez" dedi.
Santral işçileri ise acele kamulaştırma kararının işlerini ve geçimlerini doğrudan etkileyeceğini ifade etti. Bir işçi, "Yıllardır bu santrallerde çalışıyoruz. Kamulaştırma süreci belirsizlik yaratıyor. İşimizi kaybetmek istemiyoruz. Yetkililerden sesimizi duymalarını istiyoruz" diye konuştu. Grup, yarın Danıştay'da görülecek duruşmada haklılıklarının ortaya çıkacağına inandıklarını belirtti.
Acele kamulaştırma nedir, neden tartışılıyor?
Acele kamulaştırma, kamu yararı bulunan hallerde normal kamulaştırma sürecinden daha hızlı bir şekilde taşınmazlara el konulmasını sağlayan bir yöntem. Ancak bu yöntem, mülk sahiplerinin savunma hakkını kısıtladığı ve genellikle enerji, madencilik gibi sektörlerde tartışmalara yol açtığı için eleştiriliyor. Milas özelinde, bölgedeki termik santraller ve maden sahaları için yapılan acele kamulaştırmalar, tarım arazilerinin ve zeytinliklerin yok olmasına neden olacağı gerekçesiyle uzun süredir gündemde. Bölge halkı, acele kamulaştırma kararının iptali için Danıştay'a başvurmuş durumda.
Dava, santrallerin bulunduğu alandaki taşınmazların mülkiyet durumunu ve bu alanların kamu yararına uygunluğunu sorguluyor. Muhtarlar ve işçiler, kararın iptal edilmesi halinde hem bölgenin doğasının korunacağını hem de işçilerin iş güvencesinin sağlanacağını savunuyor. Aksi durumda, bölgede sosyal ve ekonomik sorunların derinleşebileceği uyarısı yapılıyor.
Bölge halkı ne istiyor?
Basın açıklamasında dile getirilen talepler şu şekilde sıralandı:
- Acele kamulaştırma kararının iptal edilmesi ve yargı sürecinin sonuçlanmasının beklenmesi,
- Kamulaştırma yapılacaksa bile mülk sahiplerinin rızasının alınması ve adil bir bedel ödenmesi,
- Santral işçilerinin iş kaybı yaşamaması için gerekli tedbirlerin alınması,
- Bölgedeki tarım arazileri ve zeytinliklerin korunması,
- Karar sürecine yerel halkın ve muhtarların dahil edilmesi.
Muhtarlar, sadece Milas'ın değil, Türkiye'nin dört bir yanında benzer acele kamulaştırma kararlarıyla mağdur edilen vatandaşlar olduğunu belirterek, bu davanın emsal teşkil edebileceğini ifade etti. İşçiler ise sendikal haklarının korunması ve toplu iş sözleşmelerinin geçerliliğinin sürdürülmesi çağrısı yaptı.
Yargı süreci ve siyasi boyut
Danıştay'da görülecek dava, acele kamulaştırma kararının hukuka uygun olup olmadığını denetleyecek. Kararın iptali halinde, bölgedeki santrallerin faaliyetleri için yeni bir hukuki süreç başlatılması gerekebilir. Öte yandan, hükümet kanadından konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın daha önce yaptığı açıklamalarda, acele kamulaştırmaların enerji arz güvenliği ve milli ekonomi için gerekli olduğu savunulmuştu. Ancak bölge halkı, bu gerekçenin yerel hakları ikinci plana attığını düşünüyor.
Uzmanlar, Danıştay'ın vereceği kararın sadece Milas için değil, ülke genelindeki benzer davalar için de belirleyici olabileceğini belirtiyor. Acele kamulaştırma uygulamalarının sıkça tartışıldığı Türkiye'de, yargının bu konudaki tutumu merakla bekleniyor. Milaslı muhtarlar ve işçiler, yarınki duruşmaya kalabalık bir grupla katılacaklarını ve taleplerini bir kez daha yüksek sesle dile getireceklerini açıkladı.
Danıştay önündeki basın açıklaması, davanın seyrine ilişkin önemli bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Gözler şimdi yarınki duruşmada.