Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın ölümüne ilişkin hazırlanan 'Şeytantepe' adlı belgesel, 'milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması' gerekçesiyle erişim engeli aldı. Belgesel, karar sonrası YouTube platformundan kaldırıldı. Karar, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine, sulh ceza hakimliği tarafından verildi. Belgeselin yapımcısı ve yönetmeni hakkında herhangi bir adli işlem başlatılmadığı öğrenildi.
Erişim Engeli Kararının Gerekçesi
Mahkeme kararında, belgeselin içeriğinin 'toplumsal hassasiyetleri istismar ederek kamu düzenini bozabileceği' ve 'devletin güvenliği açısından risk oluşturabileceği' ifade edildi. Kararın, 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında alındığı belirtildi. Bu madde, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi gibi gerekçelerle içeriğe erişimin engellenmesine olanak tanıyor.
Belgeselin yayına girdiği günden bu yana sosyal medyada geniş yankı uyandırdığı, kısa sürede yüz binlerce görüntüleme aldığı biliniyor. Erişim engeli kararı, belgeselin YouTube'daki tüm kopyalarını kapsıyor. Kararın ardından, belgesele alternatif platformlardan erişim sağlanmaya çalışılsa da, bu linkler de zaman zaman erişilemez hale geliyor.
Narin Güran Davası ve Kamuoyu Tepkileri
Narin Güran'ın 2023 yılında Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe köyünde kaybolduktan sonra cansız bedeni bulunmuş, olay Türkiye'nin gündemine oturmuştu. Dava süreci devam ederken, kamuoyunda adalete ilişkin tartışmalar sürüyor. 'Şeytantepe' belgeseli, olayın perde arkasını ve soruşturma sürecindeki eksiklikleri ele alıyordu. Belgeselin yayınlanması, bazı kesimler tarafından takdirle karşılanırken, bazı çevreler ise yargı sürecini etkileyebileceği endişesiyle eleştirmişti.
Erişim engeli kararı, beraberinde yeni tartışmaları getirdi. Kararın ifade özgürlüğünü kısıtladığını savunanlar olduğu gibi, milli güvenlik gerekçesiyle alınan kararın yerinde olduğunu belirtenler de var. Sosyal medyada '#Şeytantepe' etiketiyle yapılan paylaşımlarda, kararın sansür olduğu yönünde görüşler ağırlık kazandı. Öte yandan, bazı hukukçular, erişim engelinin Anayasa'nın 26. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğü ile çelişebileceğini dile getirdi.
Youtube ve Diğer Platformlara Yansımalar
YouTube, Türkiye'de erişim engeli kararlarına genellikle hızlı bir şekilde uyum sağlıyor. Platform, içeriği kaldırmasa bile, Türkiye'deki kullanıcılar için erişimi engelleyebiliyor. Bu durumda, belgesel YouTube'un yanı sıra diğer video paylaşım sitelerinden de kaldırılmış durumda. Kullanıcılar, VPN gibi yöntemlerle içeriğe erişmeye çalışsa da, bu tür erişimler yasal risk taşıyabiliyor.
Belgeselin yapımcıları, karara itiraz edeceklerini açıkladı. Yapımcılar, belgeselin herhangi bir suç unsuru içermediğini, aksine kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıdığını savunuyor. İtiraz süreci devam ederken, belgeselin yeniden yayına alınıp alınmayacağı belirsizliğini koruyor.
Basın Özgürlüğü ve Sansür Tartışmaları
Türkiye'de son yıllarda internet içeriklerine yönelik erişim engelleri sıkça gündeme geliyor. Özellikle toplumsal olayları konu alan belgesel, haber ve yorum içerikleri, milli güvenlik veya kamu düzeni gerekçesiyle engellenebiliyor. Bu durum, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü tartışmalarını beraberinde getiriyor. Uluslararası kuruluşlar, Türkiye'deki erişim engellerini zaman zaman raporlarına taşıyor.
Narin Güran davası gibi hassas konularda, yargı sürecini etkilememek adına içerik denetimi yapılması, hukuki açıdan savunulabilir bir yaklaşım olarak görülüyor. Ancak, bu tür kararların keyfi uygulamalara dönüşmemesi ve hukuk devleti ilkelerine uygun olması gerektiği vurgulanıyor. Kararın, benzer içerikler için emsal teşkil edip etmeyeceği ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
Sonuç olarak, 'Şeytantepe' belgeseline getirilen erişim engeli, Türkiye'de ifade özgürlüğü ile kamu düzeni arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Kararın hukuki dayanağı ve olası etkileri, kamuoyunda tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.