Son günlerde ateş, öksürük, boğaz ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle hastanelere başvurularda belirgin bir artış yaşanıyor. Acil servisler, mevsim geçişlerinin tipik enfeksiyonlarıyla mücadele eden hastalarla dolup taşarken, uzmanlar bu tabloya karşı önemli uyarılarda bulunuyor. Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Ömerul Faruk Aydın, mevsim geçişlerinde görülen enfeksiyonların büyük bölümünün viral olduğunun altını çizerek, gereksiz antibiyotik kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
Viral Enfeksiyonlarda Antibiyotik İşe Yaramıyor
Doç. Dr. Aydın, özellikle son iki haftadır acil servislere başvuran hastaların çoğunda üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri görüldüğünü ifade etti. “Bu dönemde sıklıkla karşılaştığımız tablo; ateş, öksürük, boğaz ağrısı, kas eklem ağrıları ve halsizlik şeklinde seyreden viral enfeksiyonlardır. Hastalarımızın bir kısmı nefes darlığı yaşayarak acil servise başvuruyor. Ancak yaptığımız testlerde bu enfeksiyonların çoğunun virüs kaynaklı olduğunu görüyoruz” dedi. Aydın, “Viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin hiçbir faydası yoktur. Antibiyotikler yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda etkilidir. Ancak toplumda ve hatta bazı hekimlerde bile viral enfeksiyonlarda antibiyotik yazma alışkanlığı sürüyor. Bu durum hem hastaların gereksiz yere ilaç yan etkilerine maruz kalmasına hem de antibiyotik direncinin artmasına neden oluyor” diye konuştu.
Acil Servise Başvurular Arttı
Mevsim geçişlerinde özellikle okulların açılmasıyla birlikte bulaşıcı hastalıkların yayılımı hızlanıyor. Kapalı ortamlarda uzun süre vakit geçiren öğrenciler ve çalışanlar, virüslerin kolayca yayılmasına zemin hazırlıyor. Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Aydın, son üç haftada acil servis başvurularında yüzde 30’a varan bir artış yaşadıklarını belirtti. “Özellikle akşam ve gece saatlerinde acil servis yoğunluğu had safhaya ulaşıyor. Hastaların büyük çoğunluğu basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle geliyor, ancak bazı hastalarda zatürre gibi ciddi tablolarla karşılaşabiliyoruz” ifadelerini kullandı. Aydın, risk grubundaki hastaların (yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler ve hamileler) soğuk algınlığı belirtileriyle acil servise başvurmalarının önemine dikkat çekti.
Hijyen ve Maske Hayat Kurtarıyor
Uzmanlar, viral enfeksiyonlardan korunmanın en etkili yolunun hijyen kuralları ve maske kullanımı olduğunu hatırlatıyor. Doç. Dr. Aydın, şu tavsiyelerde bulundu: “Eller sık sık yıkanmalı, öksüren ve hapşıran kişilerle temastan kaçınılmalı, kalabalık ve havalandırması yetersiz ortamlarda maske takılmalıdır. Ayrıca bulunulan ortamların düzenli olarak havalandırılması oldukça önemlidir. Bol sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve uyku düzenine dikkat etmek bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı direnci artırır.”
Gereksiz Antibiyotik Kullanımı ve Direnç Sorunu
Viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımının dünya genelinde büyük bir halk sağlığı sorunu olan antibiyotik direncine yol açtığı biliniyor. Doç. Dr. Aydın, “Antibiyotiklerin bilinçsizce kullanılması, bakterilerin zamanla direnç geliştirmesine neden oluyor. Bu da ileride tedavi edilemeyen enfeksiyonlara yol açabilir. Özellikle grip ve soğuk algınlığı gibi viral hastalıklarda doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanılmamalıdır. Hekimler hastayı değerlendirip gerekirse antibiyotik reçete edebilir; ancak son yıllarda yapılan çalışmalar, ülkemizde antibiyotik kullanımının yüzde 50’ye yakınının gereksiz olduğunu gösteriyor” bilgisini paylaştı.
Acil Servis Yoğunluğu ve Hastane Altyapısı
Son haftalarda acil servislerdeki artan yoğunluk, hastane altyapısını da zorluyor. Şehir hastanelerinde ve üniversite hastanelerinde acil servis koridorlarında sedyelerle bekleyen hasta sayısında artış gözleniyor. Tıp uzmanları, bu yoğunluğun önüne geçmek için aile hekimliklerine ve polikliniklere başvurulmasını, acil servislerin yalnızca gerçek acil durumlar için kullanılmasını öneriyor. Doç. Dr. Aydın, “Halkımızın bilinçlenmesi gerekiyor. Basit bir soğuk algınlığıyla acil servise gelmek yerine aile hekimine ya da polikliniklerimize başvurmaları hem kendi zamanlarını hem de acil sağlık hizmetlerinin etkinliğini korur” dedi. Genel olarak sonbahar ve kış aylarında enfeksiyon hastalıklarının artması beklenen bir durum olmakla birlikte, Türkiye’nin de içinde bulunduğu iklim kuşağında mevsim geçişlerinin ani sıcaklık değişikliklerine yol açması bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Bu dönemlerde özellikle çocuklar ve yaşlılar daha dikkatli olmalı. Enfeksiyonlardan korunmak için aşı takvimine uyulması, özellikle grip aşısının ihmal edilmemesi büyük önem taşıyor. Sonuç olarak, acil servislerdeki yoğunluğun azalması ve doğru tedavi yöntemlerinin uygulanması toplumsal bir sorumluluktur. Bilinçli ilaç kullanımı ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi, hem bireysel hem toplumsal sağlığın korunmasında kritik rol oynayacaktır. Bu dönemde herkesin “Ben korunurum” demeyip gerekli önlemleri alması, gelecekte daha büyük sağlık sorunlarının yaşanmaması için şarttır. Sağlık sistemimizin üzerindeki yükü hafifletmek ve kaynakların etkin kullanımını sağlamak adına vatandaşlarımızın duyarlı davranması büyük önem arz etmektedir.