Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), bugün gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Nisan ayı enflasyon verilerinin ardından piyasa beklentileri de faizin değişmeyeceği yönündeydi. Karar metninde, jeopolitik gelişmelerin yarattığı belirsizliklerin enerji fiyatlarındaki oynaklığı sürdürdüğü belirtilirken, enflasyon görünümü açısından iç talepteki zayıflamaya dikkat çekildi.
PPK karar metninde öne çıkanlar
PPK metninde, küresel enflasyonun düşüş eğiliminde olmasına karşın hizmet fiyatları ve jeopolitik risklerin fiyat baskılarını canlı tuttuğu ifade edildi. Türkiye'de ise son dönemde açıklanan verilerin iç talepte bir yavaşlamaya işaret ettiği vurgulandı. Kurul, mevcut parasal sıkılık düzeyinin enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine yaklaştıracak seviyede olduğunu değerlendirdi. Ayrıca, kredi büyümesi ve mevduat gelişmeleri yakından izlenirken, likidite koşullarının da sıkı tutulacağı mesajı verildi.
Piyasa beklentileri ve önümüzdeki dönem
Karar öncesinde anketlerde faizin sabit kalacağı yönünde neredeyse oybirliği bulunuyordu. Ekonomistler, enflasyonun mayıs ayında baz etkisiyle yüzde 70'in üzerine çıkmasını beklerken, yıl sonu beklentileri yüzde 40 civarında seyrediyor. TCMB'nin faiz indirimine başlama zamanı konusunda ise net bir sinyal vermediği değerlendiriliyor. PPK metninde “enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir iyileşme sağlanana kadar” sıkı duruşun korunacağı vurgusu yinelendi.
Sonuç olarak, TCMB'nin faiz kararı piyasalarda sürpriz olarak algılanmadı. Ancak kurulun iç talepteki zayıflığı enflasyonu düşürücü bir faktör olarak öne çıkarması, önümüzdeki dönemde faiz indirimi sinyali olarak yorumlanmamalı. Enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı veren TCMB, para politikasının gecikmeli etkilerini değerlendirmeye devam edecek.