Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), para politikasında sadeleşme adımları kapsamında döviz mevduatlarına uygulanan zorunlu karşılık oranlarında değişikliğe gitti. Bankaların TL mevduata yönlendirilmesi amaçlanan düzenlemeyle, döviz tevdiat hesaplarında (DTH) zorunlu karşılık oranları kademeli olarak artırılacak. TCMB'nin yeni kararı, makrofinansal istikrarı güçlendirme ve parasal aktarım mekanizmasını destekleme hedefleri doğrultusunda alındı.
Yeni düzenleme ne getiriyor?
TCMB, daha önce döviz mevduatı hesapları için ayrılan zorunlu karşılık oranlarını, TL mevduata göre daha yüksek bir seviyeye çekti. Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğe göre, 1 aydan kısa vadeli döviz mevduatlarında zorunlu karşılık oranı 2 puan artırılarak %26'ya yükseltildi. 1 yıl ve daha uzun vadeli hesaplar ise kapsam dışı bırakıldı. Ayrıca, bankalara döviz mevduatı yerine TL mevduatı tutmaları durumunda daha düşük zorunlu karşılık uygulanacağı belirtildi. Bu adımla, bankaların döviz mevduatına olan talebinin azaltılması ve TL mevduatın özendirilmesi hedefleniyor.
Parasal aktarım mekanizmasına destek
Merkez Bankası, zorunlu karşılık oranlarını değiştirerek bankaların kredi verme kapasitesini ve faiz oranlarını etkilemeyi amaçlıyor. Döviz mevduatının maliyetinin artması, bankaları daha fazla TL mevduat çekmeye yönlendirecek. Bu da TL kredi faizlerinde görece düşüşe ve döviz talebinin azalmasına katkı sağlayabilir. TCMB'nin yeni düzenlemesi, aynı zamanda rezervlerin güçlendirilmesine de katkıda bulunacak. Özellikle KKM (Kur Korumalı Mevduat) hesaplarının kademeli olarak sonlandırılması sürecinde bu tür sadeleşme adımları bekleniyordu.
Piyasalar nasıl tepki verdi?
Kararın ardından döviz kurlarında sınırlı bir yükseliş gözlenirken, bankacılık endeksi günü düşüşle kapattı. Analistler, düzenlemenin bankaların karlılığına kısa vadede olumsuz yansıyabileceğini ancak orta vadede TL mevduatlara geçişi hızlandırarak finansal istikrarı destekleyeceğini değerlendiriyor. TCMB'nin bu adımı, önümüzdeki dönemde faiz indirimi sinyali olarak da yorumlanıyor. Ancak Merkez Bankası yetkilileri, sadeleşme adımlarının enflasyonla mücadele doğrultusunda ve verilere bağlı olarak atılacağını vurguluyor.
Düzenleme, bankaların bilanço yapılarını da etkileyecek. Döviz mevduatına ayrılan zorunlu karşılık nedeniyle bankaların daha fazla kaynak ayırması gerekecek. Bu da özellikle döviz mevduat yoğunluğu yüksek olan bankaların likidite yönetimini zorlaştırabilir. Ancak TCMB, bankalara uyum sağlamaları için belirli bir geçiş süreci tanıdı.
Bu düzenleme, geçen yıl başlatılan sadeleşme sürecinin bir parçası olarak görülüyor. Merkez Bankası, 2023 yılında uygulamaya koyduğu makroihtiyati politikalarla kredi büyümesini kontrol altına almayı ve döviz talebini frenlemeyi amaçlamıştı. Son adımla birlikte, politika faizi ile kredi faizleri arasındaki makasın daraltılması ve kaynakların daha verimli kullanılması hedefleniyor. Ekonomi yönetiminin bu tür adımları, yatırımcı güvenini artırmaya yönelik mesajlar olarak değerlendiriliyor.