Türkiye’nin deniz yetki alanlarını ulusal çıkarlar doğrultusunda yeniden tanımlamayı hedefleyen Mavi Vatan doktrini, yasal bir zemine oturtulmak üzere hazırlanan yasa tasarısıyla somut adıma dönüşüyor. Atina yönetiminin bu gelişmeye karşı 4 farklı senaryoyu masaya yatırdığı, Yunan basınında geniş yankı buldu. Türkiye’nin kararlılığı karşısında Yunanistan’ın seçeneklerinin sınırlı olduğu yorumları yapılıyor.
Yasa tasarısı neleri kapsıyor?
TBMM gündemine gelmesi beklenen düzenleme, Türkiye’nin kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarını uluslararası hukuk çerçevesinde netleştirmeyi amaçlıyor. Özellikle Doğu Akdeniz ve Ege’deki yetki alanlarının haritalandırılması, enerji kaynaklarının aranması ve işletilmesi konularında yeni hükümler içeren tasarı, Türkiye’nin 2019’da Libya ile imzaladığı deniz yetki anlaşmasına da yasal dayanak oluşturacak.
Atina’nın 4 senaryosu
Yunanistan’ın Kathimerini ve Proto Thema gazetelerine yansıyan haberlere göre, Atina yönetimi dört farklı senaryo üzerinde çalışıyor. Birinci senaryo, uluslararası mahkemelere başvurarak Türkiye’yi yargı önüne çıkarmayı öngörüyor. İkinci senaryo, AB ve NATO’da Türkiye aleyhine diplomatik baskı oluşturmayı içeriyor. Üçüncü senaryo, Yunanistan’ın kendi deniz yetki alanlarını genişletmek için tek taraflı adımlar atmasını kapsıyor. Dördüncü ve en riskli seçenek ise, askeri caydırıcılığı artırarak Türk gemilerinin faaliyetlerini engellemeye çalışmak.
Ankara’nın kararlı duruşu
Türk yetkililer, Mavi Vatan doktrininin ulusal bir güvenlik meselesi olduğunu vurguluyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Hiçbir ülkenin egemenlik haklarımızı gasp etmesine izin vermeyeceğiz. Yasa tasarısı, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı tescil edecektir” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Türk Deniz Kuvvetleri’nin Doğu Akdeniz’deki varlığı, son yıllarda artan sondaj ve sismik araştırma faaliyetleriyle pekişti.
Uluslararası boyut ve yansımaları
ABD ve Avrupa Birliği, tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulunurken, somut adımlarda taraf tutmaktan kaçınıyor. Ege’deki adaların silahlandırılması ve kıta sahanlığı ihlalleri konusunda Türkiye’nin BM’ye sunduğu mektuplar, uluslararası kamuoyunda karşılık bulmuş değil. Uzmanlar, Yunanistan’ın tek başına hareket etme kapasitesinin sınırlı olduğunu, bu nedenle diplomatik ve hukuki yolları denemeye ağırlık vereceğini belirtiyor.
Sonuç olarak, Türkiye’nin Mavi Vatan yasası hamlesi, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirecek potansiyele sahip. Atina’nın dört senaryosu da Ankara’nın kararlılığı ve uluslararası hukuktaki konumu karşısında zorlu bir süreçle karşı karşıya. Gelişmeler, Doğu Akdeniz’deki enerji aritmetiğini ve Yunan-Türk ilişkilerinin geleceğini doğrudan etkileyecek.