İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın (İTEO), akıllı ulaşım platformu Martı TAG hakkında açtığı haksız rekabet davası sonuçlandı. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi, odanın taleplerini reddederek Martı TAG'ın ticari faaliyetlerinin yasal çerçevede olduğuna karar verdi. Karar, şehir içi ulaşımda dijital dönüşümün önünü açarken, geleneksel taksi sektörü ile yeni nesil mobilite şirketleri arasındaki rekabetin hukuki boyutunu da netleştirmiş oldu.
Dava süreci ve tarafların iddiaları
İTEO, 2023 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvurunun ardından, Martı TAG aleyhine haksız rekabetin men'i, maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açmıştı. Oda, Martı TAG'ın araç çağırma hizmetini, taksi plakası ve sürücü belgesi olmaksızın yürüttüğünü, bunun da 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve Taksi Çalışma Yönetmeliği'ne aykırı olduğunu öne sürmüştü. Ayrıca, Martı TAG'ın reklam ve promosyonlarının taksicileri zor durumda bıraktığı, haksız rekabet oluşturduğu ifade edilmişti. Martı TAG ise, faaliyetlerinin tamamen yasal olduğunu, Kısa Mesafe Toplu Taşıma (KMT) izni kapsamında hizmet verdiğini ve taksicilerle doğrudan rekabet etmediğini savunmuştu. Şirket, teknolojik altyapısının sadece yolcu ile araç sahibini buluşturan bir platform olduğunu, kendisinin bir taşımacılık hizmeti sunmadığını vurgulamıştı.
Mahkemenin gerekçeli kararı
Mahkeme heyeti, bilirkişi raporları ve tarafların delilleri doğrultusunda, Martı TAG'ın faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil etmediğine hükmetti. Kararda, Martı TAG'ın büyükşehir belediyesi tarafından verilen KMT iznine sahip olduğu, bu iznin kapsamının taksi hizmetinden farklı olduğu ve doğrudan bir rekabet ilişkisi bulunmadığı belirtildi. Ayrıca, teknoloji şirketlerinin yenilikçi hizmetlerinin, mevcut düzenlemelerle çelişmediği sürece serbest piyasa koşullarında faaliyet göstermesinin önünde hukuki bir engel olmadığı ifade edildi. Mahkeme, davanın reddine ve yargılama giderlerinin İTEO üzerinde bırakılmasına karar verdi.
Kararın sektöre etkileri
Bu karar, Türkiye'de akıllı ulaşım platformları için emsal niteliği taşıyor. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde trafik ve ulaşım sorunlarına çözüm bulma arayışında olan yerel yönetimler için, teknoloji şirketleriyle iş birliğinin hukuki zeminini güçlendiriyor. Martı TAG yetkilileri kararı memnuniyetle karşılarken, İTEO yetkilileri temyiz yoluna başvuracaklarını açıkladı. Ulaşım sektörü temsilcileri ise, kararın taksicilerin dijitalleşmeye uyum sağlaması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor. Önümüzdeki dönemde, benzer davaların da bu karardan etkilenmesi ve yeni nesil mobilite hizmetlerinin yasal çerçevesinin netleşmesi bekleniyor.
Sonuç olarak, Martı TAG davasında verilen ret kararı, teknoloji odaklı ulaşım çözümlerinin hukuk önünde meşruiyet kazanması açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Karar, geleneksel ve dijital ulaşım modları arasındaki dengenin, mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu kararın, Türkiye'de mobilite ekosisteminin gelişimine katkı sağlaması ve tüketicilere daha fazla seçenek sunması beklenmektedir.