Mardin'in Kızıltepe ilçesinde yaşayan İzzettin Aydoğan, çifte vatandaşlığı bulunan oğlu Sabahattin Aydoğan'ın Rusya'ya gittikten sonra askere alınarak Ukrayna cephesine gönderildiğini ve burada esir düştüğünü söyledi. Baba Aydoğan, yetkililere seslenerek oğlunun bir an önce kurtarılmasını istedi.
Oğul Aydoğan'ın Rusya süreci
Edinilen bilgilere göre, Sabahattin Aydoğan uzun süre önce Rusya'ya gitti. Bu ülkede çifte vatandaşlık hakkı bulunan Aydoğan, Rusya'nın askerlik yükümlülüğü kapsamında silah altına alındı. Temel eğitiminin ardından Ukrayna sınırına gönderilen Aydoğan, çatışmalar sırasında esir düştü. Aile, oğullarından bir süredir haber alamıyor.
Baba İzzettin Aydoğan'dan çağrı
Acılı baba İzzettin Aydoğan, gazetecilere yaptığı açıklamada oğlunun durumunu öğrendiğinden bu yana büyük endişe yaşadığını belirtti. "Oğlumun esir olduğunu duyduğumda yıkıldım. Ne yapacağımı bilemedim. Yetkililerden yardım bekliyorum. Yalvarırım oğlumu kurtarın" diyen Aydoğan, devlet büyüklerine seslendi.
Aydoğan, oğlunun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu ve gerekli tüm belgelerin ellerinde bulunduğunu ifade etti. Yetkililerin konuyla ilgilenmesini isteyen baba, "Oğlumun bu savaşta ne işi var? Onu geri istiyorum. Lütfen bize yardım edin" ifadelerini kullandı.
Ukrayna cephesinde esir düşenler
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri müdahalesi sırasında her iki taraftan da çok sayıda asker esir düşüyor. Çifte vatandaşlık hakkına sahip kişilerin de zaman zaman bu çatışmalara dahil olduğu biliniyor. Türkiye, esirlerin takası ve insani koridorlar konusunda arabuluculuk çabalarını sürdürüyor.
Uzmanlar, çifte vatandaşların bulundukları ülkelerde askerlik yükümlülüğüyle karşılaşabileceğine dikkat çekiyor. Bu durumdaki ailelerin konsolosluklara başvurması ve hukuki destek alması öneriliyor. Ancak savaş koşullarında esir düşenlerin durumu daha karmaşık bir hal alabiliyor.
Türkiye'nin tutumu ve ailelerin beklentisi
Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta insani diplomasiye öncelik veriyor. Dışişleri Bakanlığı, çatışma bölgelerinde mahsur kalan vatandaşların tahliyesi için çalışmalar yürütüyor. Ancak esir düşen çifte vatandaşların durumu, karmaşık hukuki süreçler nedeniyle çözümü zorlaştırıyor.
İzzettin Aydoğan gibi aileler, yetkililerden somut adımlar bekliyor. Baba Aydoğan, "Oğlumun sesini duymak istiyorum. Onun yaşadığını bilmek istiyorum. Ne olur bana yardım edin" diyerek çağrısını yineledi.
Bu tür olaylar, çifte vatandaşlığın getirdiği riskleri bir kez daha gündeme getiriyor. Savaş bölgelerinde bulunan vatandaşların durumu, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından da tartışılıyor. Aileler, bir an önce sevdiklerine kavuşmayı umut ediyor.