Çinli elektrikli araç üreticisi BYD, iki yıl önce Türkiye ile imzaladığı protokol kapsamında Manisa'da kurmayı taahhüt ettiği 1 milyar dolarlık otomotiv tesisine henüz başlamadı. Şirket, yatırımı askıya aldığını duyururken, sahada hiçbir inşaat faaliyeti bulunmuyor. Bu durum, gümrük avantajıyla Türkiye pazarında güçlü satışlar gerçekleştiren BYD'nin niçin fiziksel yatırıma yanaşmadığı sorusunu gündeme getirdi.
Anlaşma ve Bugünkü Durum
BYD, 2023 yılında Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile bir mutabakat zaptı imzalayarak Manisa'nın Yunusemre ilçesinde bir üretim tesisi kuracağını taahhüt etmişti. Yaklaşık 1 milyar dolar değerindeki yatırımın 5 bin kişiye istihdam sağlaması ve yıllık 150 bin araç kapasitesine ulaşması planlanıyordu. Ancak aradan geçen sürede herhangi bir fiziksel ilerleme kaydedilmedi. Şirket yetkilileri, yatırımın geçici olarak askıya alındığını, temel nedenin küresel talep yavaşlaması ve tedarik zincirindeki belirsizlikler olduğunu belirtti.
Politik ve Ekonomik Arka Plan
Uzmanlar, BYD'nin yatırım kararının arkasında Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin seyrinin de etkili olabileceğini ifade ediyor. Geçtiğimiz yıl Çin'den Türkiye'ye yapılan elektrikli araç ithalatına yönelik ek gümrük vergileri ve olası kota düzenlemeleri, şirketin bu pazara doğrudan yatırım yerine ithalatla devam etme stratejisini teşvik etmiş olabilir. Ayrıca BYD'nin Avrupa'da Macaristan ve Polonya gibi ülkelerde de tesis kurma planları bulunuyor; bu durum, şirketin kaynaklarını birden fazla proje arasında dağıtmasına neden oluyor. Türkiye'deki yatırım ortamında yaşanan kur dalgalanmaları ve enflasyonist baskılar da BYD'nin kararını etkilemiş görünüyor.
Öte yandan BYD, Türkiye'de araç satışlarına devam ediyor. 2024 yılında ülke genelinde 10 bine yakın elektrikli araç satan şirket, gümrük avantajı sayesinde fiyat avantajı elde ediyor. Ancak yerli üretim yapmaması, hükümetin ithalatı kısıtlama ihtimalini artırabilir.
Bağımsız Değerlendirme
BYD'nin Manisa yatırımını askıya alması, Türkiye'nin 2030 yılına kadar 1 milyon elektrikli araç üretme hedefi için bir uyarı niteliği taşıyor. Yabancı yatırımların teşvik edilmesi için daha öngörülebilir bir ekonomi ve hukuk ortamına ihtiyaç duyulduğu açık. Şirketin yatırımı yeniden aktif hale getirip getirmeyeceği, önümüzdeki dönemde Çin ile Türkiye arasındaki ticaret müzakerelerine ve küresel otomotiv talebindeki toparlanmaya bağlı olacak. Yerli üreticiler ve sanayiciler, bu tür gecikmelerin uzun vadede Türkiye'nin elektrikli araç ekosistemine entegrasyonunu zorlaştırabileceği konusunda uyarıyor.