İstanbul'da görülen bir yolsuzluk davasında çarpıcı bir itiraf ortaya çıktı. Fatih Keleş'in mali müşaviri Cem Çelik, mahkeme salonunda yaptığı savunmada, Cebeci'deki kaçak hafriyat sahası üzerinden milyarlarca lira yolsuzluk yapan Murat Gülibrahimoğlu'nun, Keleş'e 10 milyon dolar değerinde bir villa verdiğini söyledi. Keleş'in avukatının "Bunu nereden biliyorsun?" sorusuna Çelik, "Çünkü tapu işlemlerini ben yaptım" yanıtını verdi. İtiraf, dosyadaki seyrini değiştirebilecek nitelikte.
İtirafın Ardındaki İsimler ve İddialar
Olay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Cebeci'deki kaçak hafriyat sahasına ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında ortaya çıktı. Soruşturmanın kilit ismi Murat Gülibrahimoğlu'nun, bölgede kaçak hafriyat dökümü yaparak milyarlarca lira haksız kazanç elde ettiği öne sürülüyor. Bu kazançtan pay alan isimler arasında Fatih Keleş'in de bulunduğu, mali müşavir Cem Çelik'in ifadesiyle gündeme geldi. Çelik, duruşmada yeminli olarak verdiği ifadede, Gülibrahimoğlu'nun Keleş'e Keleş'e ait olmayan ancak kullanımına sunulan lüks bir villayı 10 milyon dolar karşılığında tahsis ettiğini belirtti. Villanın tapu işlemlerini bizzat kendisinin yürüttüğünü ekleyen Çelik, "Herkes biliyordu, bir tek sen bilmiyorsun" diyerek Keleş'e seslendi. Bu sözler, salonda büyük yankı uyandırdı.
Kaçak Hafriyat Sahası ve Yolsuzluk Ağı
Cebeci'de bulunan kaçak hafriyat sahası, uzun süredir imar barışı ve çevre düzenlemeleri kapsamında tartışılıyordu. Gülibrahimoğlu'nun burada izinsiz kazı ve döküm faaliyetleri yürüttüğü, elde ettiği geliri çeşitli isimlere dağıttığı iddia ediliyor. Soruşturma dosyasına göre, sahadan çıkarılan malzemelerin satışından elde edilen gelir, kayıt dışı yollarla aktarıldı. Mali müşavir Cem Çelik'in ifadesi, bu ağın sadece Gülibrahimoğlu ile sınırlı olmadığını, Fatih Keleş gibi isimlerin de pastadan pay aldığını gösteriyor. Keleş'in avukatları ise suçlamaları reddederek, villanın kiralama yoluyla edinildiğini ve tapu kaydının bulunmadığını savunuyor. Ancak Çelik'in "tapu işlemlerini ben yaptım" sözü, bu savunmayı çürütüyor.
Mahkeme Süreci ve Sonrası
Duruşma, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Cem Çelik'in itirafının ardından mahkeme heyeti, dosyaya yeni delillerin eklenmesi için ara karar verdi. Savcılık, villanın gerçek değerinin tespiti ve tapu kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi raporu talep etti. Öte yandan, Murat Gülibrahimoğlu'nun avukatları, müvekkillerinin böyle bir villayı vermediğini, iddiaların asılsız olduğunu öne sürdü. Fatih Keleş cephesinden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Keleş'in, geçmişte kamu ihalelerine katıldığı ve çeşitli siyasi bağlantıları olduğu biliniyor. Bu dava, yalnızca bir yolsuzluk iddiasını değil, aynı zamanda yerel yönetimlerdeki denetim eksikliğini de gözler önüne seriyor.
Kamuoyu ve Siyasi Yansımalar
İtiraf, siyasi çevrelerde de yankı buldu. Muhalefet partileri, iktidarı yolsuzlukla mücadelede samimiyetsizlikle suçladı. Bir muhalefet sözcüsü, "Cebeci'deki kaçak hafriyat sahası yıllardır biliniyordu, ancak denetimler yapılmadı. Şimdi ortaya çıkan itiraf, bu ihmallerin üzerini örtmeye çalışan bir sistemin parçası" dedi. İktidar kanadından ise henüz bir açıklama gelmedi. Uzmanlar, davanın seyrinin, benzer yolsuzluk dosyalarını da etkileyebileceğini belirtiyor. Avukat Hande Yılmaz, "Mali müşavirlerin itirafları, genellikle karmaşık yolsuzluk ağlarının çözülmesinde kilit rol oynar. Bu dava, yerel yönetimlerdeki rüşvet ve zimmet suçlamalarının aydınlatılması açısından emsal teşkil edebilir" değerlendirmesinde bulundu.
Gelişmeler, gözlerin bir kez daha yargıya çevrilmesine neden oldu. Fatih Keleş'in villayı nasıl edindiği ve tapu kayıtlarının kime ait olduğu, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Mahkeme, bir sonraki duruşmayı 15 gün sonraya erteledi. Bu süreçte, Cem Çelik'in ifadesinin ardından başka tanıkların da dinlenmesi bekleniyor. Kamuoyu, yolsuzluk iddialarının üzerinin örtülmemesi için takipçi olmaya çağırılıyor. Zira bu tür davalar, sadece bireysel suçları değil, aynı zamanda sistematik bir çürümeyi de gözler önüne seriyor.