İbn Haldun Üniversitesi çatısı altında düzenlenen Gazze Medya Çalıştayı, Gazze'deki saldırı ve hak ihlallerinin sistematik biçimde belgelenmesi için veri gazeteciliğinin kullanılmasını gündeme taşıdı. Çalıştayda ayrıca Filistinli gazeteciler için uluslararası dayanışma ağı kurulması ve dijital sansüre karşı ortak mücadele stratejileri tartışıldı. Etkinlik, medya profesyonelleri, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.
Veri gazeteciliği ile kanıt toplama
Çalıştayın ana teması, Gazze'de yaşanan hak ihlallerinin uluslararası hukuk önünde kullanılabilecek somut verilere dönüştürülmesiydi. Katılımcılar, açık kaynak istihbaratı (OSINT), uydu görüntüleri, sosyal medya paylaşımları ve sahadan gelen tanık ifadelerinin bir araya getirilerek doğrulanması ve haritalandırılması gerektiğini vurguladı. Bu yöntemle, saldırıların zaman çizelgesi, hedef alınan bölgeler ve sivil kayıplara ilişkin veri tabanları oluşturulması planlanıyor.
Veri gazeteciliği, yalnızca haber üretmekle kalmayıp aynı zamanda delil zinciri oluşturarak uluslararası mahkemelerde kullanılabilecek belgeler üretmeyi amaçlıyor. Çalıştayda, benzer yöntemlerin daha önce Suriye, Ukrayna ve Myanmar gibi çatışma bölgelerinde kullanıldığı hatırlatıldı. Gazze özelinde ise iletişim altyapısının çökmesi ve gazetecilere yönelik saldırılar, veri toplama sürecini zorlaştıran en büyük engeller olarak öne çıktı.
Uluslararası dayanışma ağı ve dijital sansürle mücadele
Çalıştayın bir diğer önemli çıktısı, Filistinli gazeteciler için küresel bir dayanışma ağı kurulması fikri oldu. Bu ağ sayesinde, Gazze'de görev yapan gazetecilerin güvenliği için uluslararası baskı oluşturulması, haber akışının kesintisiz sürdürülmesi ve dijital platformlarda yaşanan sansürün aşılması hedefleniyor. Katılımcılar, sosyal medya şirketlerinin Filistin yanlısı içerikleri gizlice engellediğine dair kanıtların arttığını belirterek, bu konuda şeffaflık talep etti.
Dijital sansürle mücadelede, alternatif yayın platformları, şifreli iletişim araçları ve dağıtık ağ teknolojilerinin kullanılması önerildi. Ayrıca, uluslararası gazetecilik örgütlerinin ve insan hakları kuruluşlarının bu ağa destek vermesi çağrısı yapıldı. Filistinli gazetecilerin karşılaştığı zorluklar, sadece mesleki değil aynı zamanda insani bir kriz olarak ele alındı.
Arka plan: Gazze'de basın özgürlüğü ve veri savaşı
Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden çatışmalarda yüzlerce gazeteci hayatını kaybetti. Uluslararası gazeteci örgütlerinin raporlarına göre, bölge son yılların en ölümcül gazetecilik ortamı haline geldi. Bu koşullar altında, veri gazeteciliği hem hayatta kalma hem de gerçeği belgeleme aracı olarak öne çıkıyor. İbn Haldun Üniversitesi'nin ev sahipliğindeki çalıştay, Türkiye'nin Filistin meselesine akademik ve medya alanındaki katkısını göstermesi açısından da dikkate değer.
Veri gazeteciliği, sadece olayları kaydetmekle kalmaz; aynı zamanda gelecekteki hesap verebilirlik süreçleri için arşiv işlevi görür. Bugün toplanan her veri, yarının uluslararası hukuk mücadelesinde kritik rol oynayabilir. Bu nedenle çalıştayda alınan kararlar, yalnızca medya sektörünü değil, aynı zamanda insan hakları savunucularını ve akademisyenleri de yakından ilgilendiriyor.
Sonuç olarak, Gazze Medya Çalıştayı, veri gazeteciliğinin çatışma bölgelerinde nasıl etkin kullanılabileceğine dair somut öneriler sundu. Uluslararası dayanışma ağı ve dijital sansürle mücadele çağrıları, alandaki iş birliğinin gerekliliğini ortaya koydu. Etkinlik, önümüzdeki dönemde benzer çalışmaların yapılacağına işaret ederek sona erdi.