TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden kanun teklifi kapsamında Basın İlan Kurumu'na (BİK) tanınan yeni yetkiler, İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın sert eleştirilerine hedef oldu. Türkkan, düzenlemenin basın özgürlüğünü daha da zayıflatacağını ve iktidarın ekonomik baskı yoluyla medya üzerindeki kontrolünü artıracağını savundu. Söz konusu teklif, BİK'e gazetelerin ilanlarını kesme yetkisi verirken, bu durumun bağımsız medyanın ayakta kalmasını engelleyeceği endişesini doğurdu.
İlan kesme yetkisi tartışma yarattı
Lütfü Türkkan, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, Basın İlan Kurumu'nun mevcut durumda zaten resmi ilanların dağıtımında tekel konumunda olduğunu hatırlattı. Yeni düzenleme ile BİK'in, yayın ilkelerine uymadığı gerekçesiyle gazetelere ilan vermeme ya da ilanları kesme yetkisine sahip olacağını belirten Türkkan, bu uygulamanın keyfiyete açık olduğunu ifade etti. "Bir gazeteyi ekonomik olarak bitirmek için ilanlarını kesmekten daha etkili bir yöntem yoktur" diyen Türkkan, düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ve ifade özgürlüğünü zedelediğini vurguladı.
Muhalefet tepkili
İYİ Parti'nin yanı sıra CHP ve HDP'li milletvekilleri de teklife karşı çıkarken, düzenlemenin iktidarın medyayı susturma aracı haline gelebileceği uyarısında bulundu. CHP'li bir milletvekili, "BİK'in bu yetkisi, hükümete yakın olmayan gazeteleri hedef alacak bir silaha dönüşebilir" dedi. HDP cephesi ise düzenlemenin özellikle Kürtçe yayın yapan medya organlarını baskı altına almak için kullanılabileceğini öne sürdü.
İktidarın gerekçesi
AK Parti kanadı ise düzenlemenin basın etik ilkelerini güçlendirmek ve dezenformasyonla mücadele etmek amacı taşıdığını savunuyor. Adalet Bakanı, BİK'in yetkilerinin keyfi kullanılamayacağını, kararların bağımsız bir kurul tarafından denetleneceğini ifade etti. Ancak muhalefet, bu denetim mekanizmasının da iktidarın kontrolünde olacağı gerekçesiyle ikna olmadı.
Basın özgürlüğü endişeleri
Uluslararası basın özgürlüğü kuruluşları da Türkiye'deki gelişmeyi yakından takip ediyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, düzenlemenin yasalaşması halinde Türkiye'nin basın özgürlüğü sıralamasında daha da gerileyeceği uyarısında bulundu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu yetki, gazetecilerin haber yapma özgürlüğünü doğrudan tehdit etmektedir" ifadelerini kullandı. Sürecin takipçisi olacaklarını belirten sivil toplum örgütleri, düzenlemenin geri çekilmesi için kampanya başlattı. Lütfü Türkkan'ın Meclis gündemine taşıdığı bu konunun, önümüzdeki günlerde daha geniş bir kamuoyu tartışmasına yol açması bekleniyor. Basın özgürlüğünün korunması adına atılacak adımlar, demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor.