Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, İsrail ordusunun ülkesine yönelik benzeri görülmemiş tehlikeli saldırılarıyla karşı karşıya olduklarını belirterek uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu. Selam, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in bu saldırılarla Lübnan'ın tarihini ve kültürel mirasını yok etmeyi hedeflediğini vurguladı.
Saldırıların boyutu ve hedefleri
Başbakan Selam, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki sivil yerleşim alanlarına, tarihi yapılara ve arkeolojik alanlara yönelik saldırılarının her geçen gün arttığını ifade etti. Özellikle UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan antik kentlere yönelik bombardımanların kültürel bir soykırım niteliği taşıdığını söyleyen Selam, "İsrail, tarihi silmek için benzeri görülmemiş bir yıkım operasyonu yürütüyor. Bu sadece Lübnan'a değil, tüm insanlığa bir saldırıdır" dedi.
Uluslararası topluma çağrı
Lübnan Başbakanı, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Arap Birliği başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları ve ülkeleri sessiz kalmamaya davet ederek, "Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğü uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınmıştır. Ancak İsrail bu hukuku hiçe sayarak saldırılarını sürdürüyor. Dünya bu vahşete seyirci kalamaz" ifadelerini kullandı.
Sivil kayıplar ve insani durum
Saldırılarda şu ana kadar 150'den fazla sivilin hayatını kaybettiği, 500'den fazla kişinin yaralandığı bildiriliyor. On binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kalırken, Lübnan hükümeti acil insani yardım çağrısında bulundu. Sağlık Bakanlığı, hastanelerin yaralı akınına maruz kaldığını ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşandığını açıkladı.
Tarihi ve kültürel miras tehdit altında
UNESCO yetkilileri, Lübnan'da üçü Dünya Mirası listesinde olmak üzere onlarca tarihi yapının zarar gördüğünü doğruladı. Özellikle Sur kentindeki Roma dönemine ait hipodrom ve antik tiyatronun ağır hasar aldığı belirtiliyor. Lübnanlı arkeologlar, "Bu yapılar binlerce yıldır ayakta duruyordu. Şimdi yok olma tehlikesiyle karşı karşıyalar" diyerek endişelerini dile getirdi.
Bölgesel yansımalar
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları bölgesel tansiyonu da yükseltiyor. Hizbullah'ın güney cephesinde İsrail güçleriyle çatışmalar sürerken, İran ve Suriye'den Lübnan'a destek açıklamaları geliyor. Arap Birliği, acil toplantı kararı alırken, ABD ve AB'den ise henüz somut bir adım gelmiş değil.
Bağımsız değerlendirme
Lübnan'ın tarihi ve kültürel mirasını hedef alan saldırılar, uluslararası hukukun en temel ilkelerini ihlal etmektedir. Savaş hukuku, kültürel varlıkların korunmasını zorunlu kılar. İsrail'in bu saldırıları, yalnızca Lübnan'a değil, insanlığın ortak geçmişine yönelik bir tehdittir. Uluslararası toplumun, bu saldırıları durdurmak ve sorumluları hesap vermeye çağırmak için acil ve etkili adımlar atması gerekmektedir.