İran Silahlı Kuvvetleri, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndan geçmek isteyen tüm gemilerin Devrim Muhafızları Ordusu Donanması'ndan önceden izin alması gerektiğini duyurdu. Açıklamada, izinsiz geçiş yapan gemilerin "güvenlik tehdidi" olarak değerlendirileceği ve trafiğe müdahale etmeye çalışan yabancı askeri gemilerin hedef alınacağı belirtildi. Bu açıklama, özellikle Basra Körfezi'ndeki gerginliğin arttığı bir dönemde geldi.
İzin Şartı ve Gerekçeler
İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı'nın egemenlik hakları kapsamında İran karasularından geçişlerin düzenlenmesi gerektiğini savunuyor. Açıklamada, ticari gemilerin yanı sıra askeri gemilerin de bu kurala tabi olduğu vurgulandı. İran Deniz Kuvvetleri Sözcüsü, "Boğazdan geçiş yapacak her gemi, rotasını ve yükünü bildirmekle yükümlüdür. Aksi takdirde, ulusal güvenliğimize yönelik bir tehdit olarak kabul edilecek ve gerekli önlemler alınacaktır" ifadelerini kullandı. Bu adım, İran'ın bölgedeki nüfuzunu pekiştirme ve uluslararası deniz ticaretine yönelik olası bir baskı aracı olarak yorumlanıyor.
Küresel Enerji Ticareti Açısından Önemi
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapıyor. Günde yaklaşık 17 milyon varil petrol bu boğazdan taşınıyor. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi büyük petrol ihracatçıları için hayati önem taşıyan bu geçiş noktası, geçmişte de gerilimlere sahne olmuştu. İran'ın yeni düzenlemesi, küresel enerji piyasalarında tedirginliğe yol açabilir. Uzmanlar, izin şartının uygulanması halinde petrol fiyatlarında dalgalanma yaşanabileceğini belirtiyor.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
ABD ve bazı Batılı ülkeler, İran'ın bu adımını uluslararası deniz hukukuna aykırı buluyor. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) göre, uluslararası boğazlarda transit geçiş serbestisi bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Hürmüz Boğazı uluslararası sulardır ve hiçbir ülke buradan geçiş için izin talep edemez. Aksi bir uygulama, uluslararası barış ve güvenliği tehdit eder" açıklamasını yaptı. İran ise kendi kıyılarına yakın bölgelerde egemenlik yetkisini kullandığını ve uluslararası hukukun kendilerine bu hakkı tanıdığını öne sürüyor. Taraflar arasındaki bu görüş ayrılığı, bölgedeki askeri varlıkların artmasına neden olabilir.
İran'ın son hamlesi, özellikle ABD'nin bölgedeki müttefikleriyle ilişkilerini de etkileyebilir. Suudi Arabistan ve BAE, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için uluslararası koalisyonlara katılma eğilimindeyken, İran'ın bu hamlesi bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir. Önümüzdeki günlerde konuyla ilgili BM Güvenlik Konseyi'nde acil bir toplantı yapılması bekleniyor. İran'ın bu adımının hayata geçirilip geçirilmeyeceği ve uluslararası toplumun nasıl bir yanıt vereceği merak konusu.