İngiltere Başbakanı Andy Burnham, geçtiğimiz temmuz ayında Keir Starmer'ın yerine geçerek ülkenin yeni lideri oldu. Burnham'ın göreve gelmesiyle birlikte Brexit tartışmalarının yeniden alevleneceği öngörülüyordu. Nitekim kısa sürede İngiltere'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini yeniden şekillendirme çabaları hız kazandı. Peki, Londra gerçekten Avrupa'ya geri mi dönüyor?
Burnham'ın Avrupa Birliği hamlesi: Ne değişti?
Andy Burnham, İşçi Partisi'nin Brexit karşıtı kanadında yer alan bir isim olarak biliniyor. Başbakanlık koltuğuna oturmasının ardından ilk icraatlarından biri, Avrupa Birliği ile ticaret ve işbirliği anlaşmalarını yeniden müzakere etmek oldu. Burnham, "İngiltere'nin çıkarları için Avrupa ile daha yakın bir ilişki kaçınılmaz" diyerek net bir mesaj verdi. Bu açıklama, Brexit yanlıları arasında rahatsızlık yaratsa da, iş dünyası ve ekonomistler tarafından olumlu karşılandı.
Burnham'ın planı, tam üyelik yerine "Norveç modeli" olarak bilinen Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) dışında bir ortaklık veya gümrük birliği benzeri bir yapıyı içeriyor. Bu model, İngiltere'nin mal ve hizmet ticaretinde serbestlik sağlarken, balıkçılık ve tarım gibi hassas sektörlerde bazı tavizler gerektirebilir. Avrupa Birliği yetkilileri, İngiltere'nin geri dönüşü konusunda temkinli ama kapıların açık olduğunu belirtiyor.
Brexit'in bilançosu ve kamuoyu baskısı
2016'daki referandumun üzerinden sekiz yıl geçti. Brexit sonrası dönemde İngiltere ekonomisi ciddi zorluklarla karşılaştı. Ticaret hacmi daraldı, yatırımlar azaldı ve işgücü açığı büyüdü. Özellikle Kovid-19 salgını ve Ukrayna savaşı gibi küresel krizler, Brexit'in olumsuz etkilerini daha da derinleştirdi. Son anketler, halkın yüzde 60'ının Brexit kararını yanlış bulduğunu gösteriyor. Bu tablo, Burnham hükümetine Avrupa'ya yakınlaşma konusunda cesaret veriyor.
Ancak muhalefet ve Brexit yanlıları, İngiltere'nin egemenliğini kaybedeceği endişesini dile getiriyor. Muhafazakâr Parti lideri, "Burnham, halkın iradesine saygı duymuyor" diyerek tepki gösterdi. Buna karşın, iş dünyası temsilcileri, "Avrupa ile entegrasyon, İngiltere'nin rekabet gücünü artıracak" görüşünde.
Avrupa Birliği'nin tutumu ve olası senaryolar
Avrupa Birliği, İngiltere'nin geri dönüşü konusunda temkinli. AB yetkilileri, "İngiltere'nin tam üyelik başvurusu yapması durumunda değerlendiririz, ancak mevcut şartlar altında özel bir statü mümkün değil" mesajı veriyor. Fransa ve Almanya gibi kilit ülkeler, İngiltere'nin AB bütçesine katkı sağlaması ve serbest dolaşım kurallarına uyması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, İngiltere'nin Schengen bölgesine dahil olmaması ve euro kullanmaması gibi ayrıcalıklarını koruma isteği, müzakereleri zorlaştırabilir.
Uzmanlara göre, kısa vadede tam üyelik gerçekçi değil. Ancak gümrük birliği veya EEA benzeri bir model, iki taraf için de kazançlı olabilir. Burnham'ın hedefi, 2026'daki genel seçimler öncesinde bir anlaşma sağlayarak kamuoyuna sunmak. Bu süreçte İngiltere'nin Avrupa'ya dönüşü, sadece ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir hamle olarak da değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Londra'nın Avrupa'ya dönüşü kolay bir yolculuk değil. Burnham'ın liderliğinde İngiltere, pragmatik bir yaklaşımla Avrupa ile ilişkilerini yeniden tanımlamaya çalışıyor. Ancak iç siyasetteki direnç ve AB'nin katı tutumu, süreci yavaşlatabilir. Yine de Brexit sonrası dönemde ilk kez, İngiltere'nin Avrupa ile yeniden bütünleşme ihtimali ciddi biçimde tartışılıyor. Bu tartışma, sadece Birleşik Krallık'ın değil, tüm Avrupa'nın geleceğini etkileyecek.