Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), belediyelerin turizm ve tanıtım amacıyla gerçekleştirdiği canlı yayın faaliyetlerinde kişisel verilerin korunmasına yönelik ihlaller tespit etti. Kurum, bu tür yayınlarda kimliklerin tespit edilmesine yol açan uygulamaların derhal durdurulmasını istedi. KVKK, gerekli veri güvenliği tedbirlerini almayan belediyeler hakkında idari yaptırım uygulanacağını açıkladı. Karar, birçok belediyenin sosyal medya hesaplarından yaptığı canlı yayınları kapsıyor.
KVKK'nın kararı ve gerekçesi
KVKK, yaptığı incelemelerde bazı belediyelerin, şehir tanıtımı, etkinlik duyurusu ve turistik bilgilendirme amacıyla yaptığı canlı yayınlarda, sokakta yürüyen, alışveriş yapan veya etkinliklere katılan vatandaşların yüzlerini ve diğer kişisel verilerini rızaları olmadan ifşa ettiğini belirledi. Kurum, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 4. maddesine atıfta bulunarak, kişisel verilerin hukuka uygun ve dürüstlük kurallarına uygun işlenmesi gerektiğini hatırlattı. Ayrıca, açık rıza olmaksızın yapılan bu tür yayınların, veri güvenliği açısından da risk oluşturduğu vurgulandı.
Yaptırım süreci ve olası cezalar
KVKK, uyarıya rağmen canlı yayın faaliyetlerini sürdüren veya gerekli veri güvenliği önlemlerini almayan belediyelere idari para cezası uygulanacağını duyurdu. Kanunun 18. maddesine göre, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi halinde belediyelere 50 bin TL'den 2 milyon TL'ye kadar para cezası kesilebilecek. Ayrıca, ihlalin devamı halinde yayınların durdurulması ve veri silme gibi ek yaptırımlar da gündeme gelebilir. Kurum, belediyelere tanınan sürenin ardından denetimlerin sıklaştırılacağını bildirdi.
Belediyelerin tepkisi ve uygulamadaki zorluklar
Bazı belediyeler, KVKK'nın kararını memnuniyetle karşılarken, bazıları uygulamanın zorluklarına dikkat çekti. Bir belediye yetkilisi, "Canlı yayınlarda herkesin rızasını almak mümkün değil. Kalabalık alanlarda çekim yaparken insanların yüzünü bulanıklaştırmak gibi teknik çözümler üretmek zorundayız" dedi. Diğer yandan, turizm amaçlı yayınların şehrin tanıtımına katkı sağladığı ve bu tür kısıtlamaların tanıtım faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceği endişesi dile getirildi. KVKK ise, kişisel verilerin korunmasının temel bir hak olduğunu ve bu hakkın ihlal edilmesine izin verilemeyeceğini savunuyor.
Uzmanlar, belediyelerin canlı yayın öncesinde çekim alanına uyarıcı tabelalar koyması, görüntüleri anonimleştirme teknolojileri kullanması ve yasal düzenlemelere tam uyum sağlaması gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde, idari para cezalarının yanı sıra kişisel verileri ifşa edilen vatandaşların açacağı tazminat davalarıyla da karşı karşıya kalabilirler.
Değerlendirme ve bağlam
KVKK'nın bu adımı, Türkiye'de kişisel veri koruma bilincinin arttığını ve kurumların bu konuda daha hassas davrandığını gösteriyor. Ancak, turizm ve tanıtım gibi kamu yararına faaliyetlerle kişisel veri koruma arasındaki dengeyi sağlamak önemli. Belediyelerin, teknolojik çözümler ve farkındalık çalışmalarıyla bu dengeyi kurabileceği düşünülüyor. Özellikle büyükşehirlerde yoğun olarak kullanılan canlı yayınların, kişisel veri ihlallerine yol açmadan nasıl sürdürülebileceği konusu, önümüzdeki dönemde tartışılmaya devam edecek.