Küresel piyasalarda ABD'de beklentilerin altında kalan tarım dışı istihdam verisi, Fed'in yakın vadede faiz artırımına gitme olasılığını azaltarak iyimser bir hava yarattı. Ancak teknoloji hisselerinde yoğunlaşan satış baskısı, risk iştahını sınırlayarak yatırımcıların temkinli davranmasına neden oluyor. Piyasalar, makroekonomik veriler ile birlikte şirket bilançolarını ve jeopolitik gelişmeleri yakından izliyor.
Fed Faiz Patikasında Yeni Denge
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, Nisan ayında tarım dışı istihdam 175 bin kişi artarak piyasa beklentisi olan 240 binin altında kaldı. Aynı dönemde işsizlik oranı yüzde 3,9'a yükselirken, ortalama saatlik kazançlardaki artış hızı da yavaşladı. Bu veriler, Fed'in faiz indirimine daha erken başlayabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Para piyasalarındaki fiyatlamalara göre, Eylül ayında 25 baz puanlık bir faiz indirimi olasılığı yüzde 70'in üzerine çıktı.
Teknoloji Hisselerinde Satış Baskısı
İyimser makroekonomik tabloya rağmen, özellikle büyüme odaklı teknoloji şirketlerinin hisselerinde satış ağırlıklı bir seyir izleniyor. Yüksek değerlemeler ve artan jeopolitik riskler, yatırımcıları bu sektörden uzaklaştırıyor. Analistler, yapay zeka ve bulut bilişim alanındaki aşırı iyimserliğin ardından bir düzeltme yaşandığını belirtiyor. Apple, Microsoft, Alphabet ve Nvidia gibi dev şirketlerin hisselerinde son bir haftada yüzde 2 ila 5 arasında kayıplar görüldü.
Petrol Fiyatları ve Tahvil Getirileri
Emtia piyasalarında ise petrol fiyatları, Ortadoğu'daki gerilim ve OPEC+'ın üretim kısıntılarına rağmen talep endişeleriyle sınırlı bir seyir izliyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi, istihdam verisinin ardından yüzde 4,50'nin altına çekilerek düşüş eğilimini sürdürdü. Dolar endeksi ise 105 seviyesinin altında istikrar arayışında. Gelişmekte olan ülke para birimleri, doların zayıflamasından destek bulurken, Türk lirası da diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine paralel bir seyir izliyor.
Avrupa ve Asya Piyasalarında Durum
Avrupa borsalarında, ABD verilerinin ardından haftaya pozitif bir başlangıç yapıldı. Euro Stoxx 50 endeksi yüzde 0,3 artışla 4.950 puan seviyesinde dengelenirken, DAX ve CAC 40 endeksleri de benzer bir performans sergiledi. Asya tarafında ise Çin'de açıklanan imalat PMI verisinin beklentilerin altında kalması, bölge borsalarını olumsuz etkiledi. Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2 değer kaybederken, Hong Kong Hang Seng endeksi yatay bir seyir izledi.
Yatırımcı Stratejileri ve Risk Yönetimi
Piyasalardaki bu iki yönlü hava, yatırımcıları portföy çeşitlendirmeye ve daha temkinli bir yaklaşıma yönlendiriyor. Altın fiyatları ise düşük faiz ortamı beklentileriyle ons başına 2.350 doların üzerinde seyrediyor. Önümüzdeki hafta ABD'de açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (CPI) ve Üretici Fiyat Endeksi (PPI) verileri, Fed'in para politikasına ilişkin ipuçları açısından kritik öneme sahip. Ayrıca, ABD'de teknoloji şirketlerinin bilanço sezonu devam ederken, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Haziran toplantısında faiz indirimi sinyali vermesi bekleniyor.
Genel Değerlendirme
Küresel piyasalardaki iyimserlik, Fed'in faiz indirim döngüsüne yaklaştığına işaret eden verilerle besleniyor. Ancak teknoloji hisselerindeki satışlar, piyasalardaki iyimserliğin henüz tam anlamıyla geniş tabana yayılmadığını gösteriyor. Yatırımcılar, makroekonomik verilerin yanı sıra jeopolitik gelişmeleri ve merkez bankalarının söylemlerini de dikkatle takip ediyor. Özellikle teknoloji sektöründeki aşırı değerleme endişeleri, kısa vadede risk iştahını sınırlayan en önemli faktör olarak öne çıkıyor. Piyasalar, dengelenme sürecinde yeni yön arayışına devam ediyor.